Sunumlar, Konferanslar, Seminerler

Author

Abdullah Reha Nazlı - page 2

Abdullah Reha Nazlı has 46 articles published.

“Çağımızda Her Alanda Çok Yönlü Kişilere İhtiyaç Var” haberi

"Medyadan yazılarından biri by

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Necmettin Erbakan Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi’nde konferans verdi. Konferansta her yönden aynı gözüken gerçeğin bütününü görebilmek ve bunu hayata yansıtabilmek için çok yönlü düşünce anlayışına sahip olmak gerekliliğine değinilerek; hayattan, tarihten ve teknolojiden örnekler verildi.

Gıda Mühendisi gibi Düşünmek kitabının da yazarı olan Abdullah Reha Nazlı, bilgi çağına girdiğimizi hatırlatırken; geçtiğimiz çağda kalan meslek kalıplarının artık günümüzde sektörlerindeki ihtiyaçları karşılamadığını ve bunun için herkesin kendisini avantajlı olduğu konuda geliştirmesi gerektiğini söyledi. Her bir bireyin bulunduğu ortama ve topluma en fazla yararlı olabileceği yönlerini araştırmakla, kendini çağın ihtiyaçlarına göre yetiştirmekle yükümlü olduğunu bildiren Nazlı bunun için de vaktini doğru kullanan, ilgi alanlarının peşine düşen ve öğrenmeye açık olan kişiler olmak gerektiğini söyledi.

Ken Robinson’un “Artık çağımızda bir işi mükemmel yapabilen değil birkaç disiplini bir araya getirebilen insanlara ihtiyaç duyuluyor” sözünü hatırlatan Nazlı, üniversitenin farklı konuları öğrenmek ve keşfetmek için büyük bir fırsat olduğunu ve mezun olmadan önce her öğrencinin sektörlere, çağın ihtiyaçlarına ve kendi ilgi alanlarına dikkat kesilmesi gerektiğinin altını çizdi. Konferansta ayrıca mühendisliğin hayatla iç içe oluşuna psikoloji, mantık, felsefe, matematik gibi konularla bağlantılar kurularak değinildi.

Abdullah Reha Nazlı, Necmettin Erbakan Üniversitesi’nde

"Etkinlikler/Konferanslar yazılarından biri by

Mühendislik ve çok yönlülük…

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Necmettin Erbakan Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi’nde konferans verdi. Konferansta her yönden aynı gözüken gerçeğin bütününü görebilmek ve bunu hayata yansıtabilmek için çok yönlü düşünce anlayışına sahip olmak gerekliliğine değinilerek; hayattan, tarihten ve teknolojiden örnekler verildi.

“Herkes kendi hayatının gidişatını ele almalı”

Gıda Mühendisi gibi Düşünmek kitabının da yazarı olan Abdullah Reha Nazlı, bilgi çağına girdiğimizi hatırlatırken; geçtiğimiz çağda kalan meslek kalıplarının artık günümüzde sektörlerindeki ihtiyaçları karşılamadığını ve bunun için herkesin kendisini avantajlı olduğu konuda geliştirmesi gerektiğini söyledi. Her bir bireyin bulunduğu ortama ve topluma en fazla yararlı olabileceği yönlerini araştırmakla, kendini çağın ihtiyaçlarına göre yetiştirmekle yükümlü olduğunu bildiren Nazlı bunun için de vaktini doğru kullanan, ilgi alanlarının peşine düşen ve öğrenmeye açık olan kişiler olmak gerektiğini söyledi.

“Her sektörde çok yönlü kişilere ihtiyaç var”

Ken Robinson’un “Artık çağımızda bir işi mükemmel yapabilen değil birkaç disiplini bir araya getirebilen insanlara ihtiyaç duyuluyor” sözünü hatırlatan Nazlı, üniversitenin farklı konuları öğrenmek ve keşfetmek için büyük bir fırsat olduğunu ve mezun olmadan önce her öğrencinin sektörlere, çağın ihtiyaçlarına ve kendi ilgi alanlarına dikkat kesilmesi gerektiğinin altını çizdi. Konferansta ayrıca mühendisliğin hayatla iç içe oluşuna psikoloji, mantık, felsefe, matematik gibi konularla bağlantılar kurularak değinildi.

Dinleyiciler

Okur buluşması

“İnanılmak istenen değil, delile dayanan bilgi önemli” haberi

"Medyadan yazılarından biri by

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nde öğrenciler ile buluştu. Gıda mühendisliğinin gündemleri içinden seçtiği örnekler ile strateji, psikoloji, mantık, matematik arasındaki bağlantıları anlatan Nazlı, gıda konularından bilginin toplumda nasıl yayıldığı ile ilgili sonuçlar da çıktığını söyledi.

Gıda Mühendisi gibi Düşünmek kitabının da yazarı olan Abdullah Reha Nazlı, marketten alınan ve doğru bir teknikle üretilmiş mevye suyunun üzerinde “%100 meyve suyu” yazması toplum tarafından inandırıcı bulunmaz iken “organik” yazan bir ürün anında tercih sebebi olmasını ilginç bulduğunu söyledi. İki farklı etiket için ortaya çıkan iki farklı durumdan, genel algının inanılmak istenilenden yana tercih yaptığı sonucunun çıktığını açıkladı. Arkasında deliler, bilimsel kanıtlar, güvenilir otoriterler bile olsa gerçekten daha inandırıcı bir yalanın yayılma ihtimalinin çok daha büyük olduğunun altını çizdi.

Abdullah Reha Nazlı sözlerine şöyle devam etti; “Gerçekten daha inandırıcı ihtimallerden içerik üreten medya ve sosyal medya kanallarının popüleritesi yükseliyor. Bu sebeple ekranlarda ve internette yanlış konuşsa bile eğlenceli, dikkat çekici kaynaklar yer alır oldu. Çabucak yayılan yanlış bilgi ile mücadelede işin arkaplanı ile ilgilenen ve inandıkları sadece delillerden ibaret olması gereken gıda mühendisliği gibi mesleklerin önemi ortaya çıkıyor. Bilinçli insanlar gerçeğin kendisini araştırmakla ve herkesin yanlış bilmesi ile doğru bir şekilde mücadele etmek zorunda. Toplumun doğru kaynaklara olan ihtiyacını çözmek için herkesin önce kendisinin bilinçlenmesi gerek”.

Abdullah Reha Nazlı, Pamukkale Üniversitesi’nde

"Etkinlikler/Konferanslar yazılarından biri by

Mühendislik ve epistemoloji…

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nde öğrenciler ile buluştu. Gıda mühendisliğinin gündemleri içinden seçtiği örnekler ile strateji, psikoloji, mantık, matematik arasındaki bağlantıları anlatan Nazlı, gıda konularından bilginin toplumda nasıl yayıldığı ile ilgili sonuçlar da çıktığını söyledi.

“Toplum inanmak istediğini seçer”

Gıda Mühendisi gibi Düşünmek kitabının da yazarı olan Abdullah Reha Nazlı, marketten alınan ve doğru bir teknikle üretilmiş mevye suyunun üzerinde “%100 meyve suyu” yazması toplum tarafından inandırıcı bulunmaz iken “organik” yazan bir ürün anında tercih sebebi olmasını ilginç bulduğunu söyledi. İki farklı etiket için ortaya çıkan iki farklı durumdan, genel algının inanılmak istenilenden yana tercih yaptığı sonucunun çıktığını açıkladı. Arkasında deliler, bilimsel kanıtlar, güvenilir otoriterler bile olsa gerçekten daha inandırıcı bir yalanın yayılma ihtimalinin çok daha büyük olduğunun altını çizdi.

“İnanılmak istenen değil delile dayanan bilgi önemli”

Abdullah Reha Nazlı sözlerine şöyle devam etti; “Gerçekten daha inandırıcı ihtimallerden içerik üreten medya ve sosyal medya kanallarının popüleritesi yükseliyor. Bu sebeple ekranlarda ve internette yanlış konuşsa bile eğlenceli, dikkat çekici kaynaklar yer alır oldu. Çabucak yayılan yanlış bilgi ile mücadelede işin arkaplanı ile ilgilenen ve inandıkları sadece delillerden ibaret olması gereken gıda mühendisliği gibi mesleklerin önemi ortaya çıkıyor. Bilinçli insanlar gerçeğin kendisini araştırmakla ve herkesin yanlış bilmesi ile doğru bir şekilde mücadele etmek zorunda. Toplumun doğru kaynaklara olan ihtiyacını çözmek için herkesin önce kendisinin bilinçlenmesi gerek”.

İzleyiciler

Okuyucularla buluşma

“Mühendisler Asosyal Olmamalı” haberi

"Medyadan yazılarından biri by

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’ndeki öğrencilerle buluştu. Gıda Mühendisi gibi Düşünmek kitabının da yazarı olan Nazlı, öğrencilere çokyönlülük, sektör, meslek, çağın fırsatları ve mühendisliğin hayata yansımaları konularında konferans verdi.

Mühendisliğin günümüzde asosyallikle özdeşleştiğini ve hatta bu konudaki şakalara malzeme olduğunu söyleyen Nazlı, esasında mühendislerin insan ilişikleri ve psikoloji konusunda en ilgili kişiler olması gerektiğini söyledi. Mühendislerin işini yaparken maliyet, estetik ve prosedürler arasında zor bir çalışma gerektirdiğinin altını çizen Nazlı; hem tüketicilerin geribildirimlerinin projelere yansıması, hem personel ile yöneticiler arasında köprü kurması hem de çalışmalarının bizzat insanları etkileyecek olması dolayısıyla mühendisliğin sosyal bilimlerle de içiçe bir meslek olduğunu açıkladı.

Çağımızda estetiğin işlevselliğin öneminin unutlacağı kadar öne çıktığını bildiren Abdullah Reha Nazlı, mühendislerin önce gereklilikleri önplana alması gerektiğini ama mükemmel planlanmış bir ürünün bile fonksiyonel olmadığı ve son kullanıcıyı dikkate almadığı sürece işe yaramayacağını açıkladı. Steve Jobs’un “Tasarım nasıl göründüğü değil nasıl çalıştığıdır” sözünü hatırlatan Nazlı, mühendisliğin tek yönlü bir meslek olmadığını ve daha iyi bir mühendis olmanın çokyönlü bir düşünce sistemi geliştirmekle ortaya çıkacağını bildirdi. Nazlı konferansı boyunca strateji, psikoloji ve teknolojinin mühendislikle olan ilişkileri ile ilgili örnekler verdi.

Abdullah Reha Nazlı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde

"Etkinlikler/Konferanslar yazılarından biri by

Mühendislik ve hayat üzerine…

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’ndeki öğrencilerle buluştu. Gıda Mühendisi gibi Düşünmek kitabının da yazarı olan Nazlı, öğrencilere çokyönlülük, sektör, meslek, çağın fırsatları ve mühendisliğin hayata yansımaları konularında konferans verdi.

“Mühendisler asosyal olmamalı”

Mühendisliğin günümüzde asosyallikle özdeşleştiğini ve hatta bu konudaki şakalara malzeme olduğunu söyleyen Nazlı, esasında mühendislerin insan ilişikleri ve psikoloji konusunda en ilgili kişiler olması gerektiğini söyledi. Mühendislerin işini yaparken maliyet, estetik ve prosedürler arasında zor bir çalışma gerektirdiğinin altını çizen Nazlı; hem tüketicilerin geribildirimlerinin projelere yansıması, hem personel ile yöneticiler arasında köprü kurması hem de çalışmalarının bizzat insanları etkileyecek olması dolayısıyla mühendisliğin sosyal bilimlerle de içiçe bir meslek olduğunu açıkladı.

“Önce işlevsellik, sonra estetik”

Çağımızda estetiğin işlevselliğin öneminin unutlacağı kadar öne çıktığını bildiren Abdullah Reha Nazlı, mühendislerin önce gereklilikleri önplana alması gerektiğini ama mükemmel planlanmış bir ürünün bile fonksiyonel olmadığı ve son kullanıcıyı dikkate almadığı sürece işe yaramayacağını açıkladı. Steve Jobs’un “Tasarım nasıl göründüğü değil nasıl çalıştığıdır” sözünü hatırlatan Nazlı, mühendisliğin tek yönlü bir meslek olmadığını ve daha iyi bir mühendis olmanın çokyönlü bir düşünce sistemi geliştirmekle ortaya çıkacağını bildirdi. Nazlı konferansı boyunca strateji, psikoloji ve teknolojinin mühendislikle olan ilişkileri ile ilgili örnekler verdi.

Dinleyiciler

Okurlarla buluşma

“Laboratuvarda ve Hayatta Aynı Stratejiler Geçerli” haberi

"Medyadan yazılarından biri by

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde bu yıl 4.sü düzenlenen BioForm etkinliğine konuşmacı olarak katıldı. İlaç, medikal, kimya, genetik, gıda ve bazı diğer sektörlerin yetkilileri ile üniversitelerin benzer bölümlerindeki öğrencilerini buluşturan BioForm etkinliğine 1000’den fazla lisans ve yüksek lisans öğrencisinin katılımcı olarak başvurdu. Üç gün süren ve 15 oturumdan oluşan organizasyonda bilim insanları, çeşitli firma yetkilileri ve alanlarında uzman kişiler konuşmacı olarak yer aldı.

Gıda Mühendisi gibi Düşünmek kitabının da yazarı olan Nazlı, konferansında gıda mühendisliğinin hayata ve problemlere karşı bir düşünce sistemi olarak kullanılabileceğini anlatan bir sunum gerçekleştirdi. Gıda mühendisliği mesleğinin çalışma alanına giren İşletme, İstatistik, Matematik, Mikrobiyoloji gibi bilim dalları ile Epistemoloji, Psikoloji, Mantık konularının birbiriyle ilişkilerinden oluşan tespitlerine değinen Nazlı, bunlardan hayatla ilgili çıkarımlarda bulundu.

Abdullah Reha Nazlı, gıda mühendislerinin laboratuvarda kullandığı bir teknik ile binlerce yıllık bir strateji kitabındaki ortak prensibi fark etmesiyle başlayan düşünce sürecini anlatırken tarih boyu aynı stratejilerin insan yaşamını etkilediğinden bahsetti. Farklı açılardan bakıldığında değişen düşünce sistemleri yerine ne yönden bakılırsa bakılsın aynı görünen gerçeğin bütünü ile ilgilenilmesi gerektiğini anlatan Nazlı; konuşması boyunca bilgisayar kullanımından işletme yönetimine ve sosyal medyanın mantığına kadar konuyla ilişkilendirdiği pek çok güncel konuya da değindi.

Abdullah Reha Nazlı, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde

"Etkinlikler/Konferanslar yazılarından biri by

Mühendislik ve bilim…

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde bu yıl 4.sü düzenlenen BioForm etkinliğine konuşmacı olarak katıldı. İlaç, medikal, kimya, genetik, gıda ve bazı diğer sektörlerin yetkilileri ile üniversitelerin benzer bölümlerindeki öğrencilerini buluşturan BioForm etkinliğine 1000’den fazla lisans ve yüksek lisans öğrencisinin katılımcı olarak başvurdu. Üç gün süren ve 15 oturumdan oluşan organizasyonda bilim insanları, çeşitli firma yetkilileri ve alanlarında uzman kişiler konuşmacı olarak yer aldı.

Gıda Mühendisi gibi Düşünmek kitabının da yazarı olan Nazlı, konferansında gıda mühendisliğinin hayata ve problemlere karşı bir düşünce sistemi olarak kullanılabileceğini anlatan bir sunum gerçekleştirdi. Gıda mühendisliği mesleğinin çalışma alanına giren İşletme, İstatistik, Matematik, Mikrobiyoloji gibi bilim dalları ile Epistemoloji, Psikoloji, Mantık konularının birbiriyle ilişkilerinden oluşan tespitlerine değinen Nazlı, bunlardan hayatla ilgili çıkarımlarda bulundu.

Abdullah Reha Nazlı, gıda mühendislerinin laboratuvarda kullandığı bir teknik ile binlerce yıllık bir strateji kitabındaki ortak prensibi fark etmesiyle başlayan düşünce sürecini anlatırken tarih boyu aynı stratejilerin insan yaşamını etkilediğinden bahsetti. Farklı açılardan bakıldığında değişen düşünce sistemleri yerine ne yönden bakılırsa bakılsın aynı görünen gerçeğin bütünü ile ilgilenilmesi gerektiğini anlatan Nazlı; konuşması boyunca bilgisayar kullanımından işletme yönetimine ve sosyal medyanın mantığına kadar konuyla ilişkilendirdiği pek çok güncel konuya da değindi.

“Bundan sonra internet toplumu değil, toplum interneti etkileyecek” haberi

"Medyadan yazılarından biri by

Sosyal Medya Uzmanı Abdullah Reha Nazlı, EDUCON firmasının Ankara’da düzenlediği kamu personeline yönelik sosyal medya organizasyonuna eğitmen olarak katıldı. Eğitimde bakanlıkların sosyal medyadan sorumlu uzmanları da yer aldı.

Kurumsal internet yönetimi için bireysel kullanım prensiplerinin önemine değinen Nazlı, internet kullanımının esas amacının değişimi yaratacak hedef kitleye ulaşılmak için gerekli algoritmaları kurmak ve bunu web projeleri ile hayata geçirmek olduğunu, doğru kitleye ulaşıldığında diğer herkesi bu kitlenin yönlendireceğini söyledi.

Z kuşağının kalabalık nüfusunun sosyal medyayı kullanım gücünün bugüne kadar ekonomiden medyaya, sektörlerden kültüre kadar pek çok şeyi değiştirdiğini açıklayan Nazlı, bu nüfusun 10 yıl içinde seçmen nüfusunun yüzde 43’ünü oluşturacağını söyledi.

Nazlı, internetin toplumu değiştirme ivmesinin yavaşladığını ve bazı toplumsal değişimlerin artık yavaş yavaş kalıcı olduğunu, bugünden sonra bu kavram ve değişimlere gittikçe tüm toplum tarafından adapte olunacağını açıkladı.

Abdullah Reha Nazlı ayrıca, bugüne kadar hep internetin toplumu nasıl etkilediğinin konuşulduğunu ancak bundan sonra toplumun interneti etkileyeceği kadar büyük değişiklikler yaşanacağını, bu göz önüne alınmadan uzun vadeli projelerin sonucunun hesaplanamayacağını anlattı.

Nazlı’ya göre, sosyal medya öncesi dönemi hatırlamayan neslin tüketim alışkanlıkları, iş bulma sıkıntıları, bilgi kavramına bakışları, her şeyi göz önüne sererek tartıştırma yöntemleri toplumda iş, çalışma, eğitim gibi pek çok konuyu doğrudan etkileyecek.

Nazlı, “Toplum, bu kuşağın taleplerine duyarsız kalsa bile bu gençler kitleleri yönlendirme güçleri ve nüfustaki en kalabalık kitle olmaya doğru gidişleri ile istediklerini uzun vadede doğrudan ya da dolaylı olarak elde edecekler” dedi.

3 saatlik eğitimde ayrıca ’Bilgi Çağı, Çağımızda Data ve Info Kavramlarının Farkı, Sosyal Medyanın Doğru Kullanımı Önündeki Tehditler, Bireysel Alışkanlıkların Kurumsal Çalışmaları Etkileme Süreçleri ve Geleceğe Nasıl Bakmalıyız?’ konularına değinildi.

“Sosyal Medya Z kuşağının kontrolüne geçti” haberi

"Medyadan yazılarından biri by

Sosyal medya uzmanı ve girişimci Abdullah Reha Nazlı, sosyal medya ile birlikte doğmuş neslin kalabalık nüfusunun ve interneti etkin kullanmalarının artık bariz şekilde topluma ve ekonomiye etki ettiğini söyledi.

Kütahya Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nün bünyesinde çalışan psikolog, araştırmacı, eğitimci personele yönelik seminere konuşmacı olarak katılan sosyal medya uzmanı ve girişimci Abdullah Reha Nazlı, sosyal medya ile doğmuş neslin internetteki etkinliğinin ve nüfusunun diğer kuşakları geride bıraktığını ve bunun pek çok konuya etki ettiğini söyledi. Nazlı’ya göre; 20 yıl öncesiyle kıyaslandığında, şehirlerin çarşılarındaki mağaza dağılımdan sinema sektörünün üzerinde durduğu konulara, gazetelerin haberlerinden giyim firmalarına kadar her şey internet kullanıcılarında ‘Z Kuşağı’nının egemen olmasının etkisi mevcut. Buna göre; büyük takipçisi olan hesaplar, check-in yapmanın gençler arasında popüler olduğu mekanlar, öne çıkan etiketler, fenomenler; milyonlarca gencin anında konuştuğu, yargıladığı ve yönlendiği konuları değiştirebiliyor.

80-90 arası doğmuş neslin internetin ilk günlerinde etkinliğinin sona erdiğini söyleyen Nazlı, artık milyonlarca takipçisi olan ve aynı tür basit içerikler paylaşan sayfaların tüm internette etkin olduğunu; buralarda olumsuz şekilde gündeme gelip tüm internette hakkında konuşulma korkusuyla pek çok kuruluşun Twitter hesaplarından Facebook sayfalarına kadar yayın türünü değiştirdiğini söyledi.
Nazlı’ya göre artık medya kuruluşları dahi sosyal medya hesaplarında gazete içeriklerinden farklı yayınlar, daha viral etkiye kavuşmasını umdukları yayınlar yapıyor. Gençlerin anlamadığı için eleştirdiği konuların hemen “internette tepki topladı” tarzı haberlere dönüşmesiyle bu günlere gelindiğini söyleyen Nazlı, artık nitelikli bilginin ortalıktan çekildiğini, yanlış bile olsa sadece ilginç bilginin yayıldığını ifade etti.
Yeni neslin ana gündeminin internet olduğunu söyleyen Nazlı, uykusundan uyandığında ilk iş telefonundan bildirimlerini kontrol eden gençler için okul ve ev hayatı sadece sosyal medyanın konularından biri olacak kadar hayatlarında yer kaplıyor. Okul, dersler, sınavlar, aile içi konular zaman zaman sosyal medya hesabında yer alan karikatürize edilen, mizah malzemesi olan geçici bir gündem.

Nazlı, şu tavsiyelerde bulundu: “Bilgi kavramının gerçek manası gençlere öğretilmeli. Gençlerimiz için bilgi; sorunları çözme, tecrübe ya da ilerleme için bir araç değil. Bilgi sadece paylaşıp dikkat çekmek için kullanılıyor. Anlamadığı şeyi eleştirme alışkanlığı ve her şeyi siyah ya da beyaz olarak görme alışkanlığı tek tip insan oluşmasına, farklı olanın ötekileştirilmesine yol açıyor. Sosyal medyaya gerçek içeriklerin üretilmesi için profesyonel çalışmalar yapılması gerekli. Gençlere artık sosyal medya olmadan ulaşmaya çalışmak pek mümkün değil. Onların içinde doğduğu bu ortama biz sonradan adapte olarak onlar gibi düşünerek teknolojiyi etkin kullanıp hayatlarını kontrol edecek değil daha iyi hale getirecek bir araç olarak kullanmaları için çalışma yapılmalı.”

“Çocuklara İnterneti Yasaklamayın” haberi

"Medyadan yazılarından biri by

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Kütahya İl Müdürlüğü Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi Müdürlüğü ve Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü’nde çalışan personele yönelik Aile eğitim Programı’na konuşmacı olarak katılan Sosyal Medya Danışmanı Abdullah Reha Nazlı, teknoloji çağında çocukların nasıl bir dünya ile karşılaştığı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Bilgi, öğrenme, özel hayat, gizlilik, güvenlik ve pek çok kavramın değiştiği bir çağda çocukların pek çok teknolojiyi bizden önce keşfettiğini söyleyen Nazlı, çocuklara bizim de bilmediğimiz bir şeyi yasaklamanın onlarda otoriteye karşı güven sorunu oluşturduğunu söyledi. Nazlı, bir veli ya da öğretmenin kendisinin de henüz tanışmadığı bir aracı çocuklarla birlikte keşfetmesi ve zararlı yönlerini birlikte kullanırken öğrenmeleri gerektiğini açıkladı. Velilerin ve öğretmenlerin çocuklarla birlikte internet başına oturmasını, “Bu bilginin doğru olduğuna nasıl emin olabilirim?”, “Buradaki yazıya tıklarsam ne olur?”, “Ödevini yapmana internet nasıl yardımcı olur” şeklinde soruları onların cevaplamasını bekleyerek onları hem düşünmeye hem de merak etmeye sevk etmek gerektiğini söyleyen Nazlı, internetin onların geleceğinde çok önemli bir yer tutacağını, bir zamanlar Facebook’u çocuklarına yasaklayan yetişkinlerin şu anda en çok kendilerinin kullandığını belirtti.

“Bilgi Çağını Anlayamadık” adlı bir kitabın da yazarı olan Nazlı, çocukların ve gençlerin teknolojiyi Oyun ve eğlence aracı olarak görmesi yerine harika şeyler keşfetmek ve hayatı kolaylaştırmak için bir araç olarak görmesi için çalışılması gerektiğini bildirdi. Nazlı, “ABD’de 12 yaşında uygulama yazıp ömür boyu harcayacağı parayı kazanmış çocuklar varken, bizler henüz bilgi ve öğrenmenin önemini dahi anlatamadık. Artık gençlerimiz gereksiz her türlü bilgi önlerine geldiği için işlerine yarayacak hiçbir şeyi merak etmiyor. Sadece iki boyutlu düşünüyorlar ve okuduklarından sonuç çıkarmıyorlar. Her yerde telefonlarına sarılıp hiçbir yerde canları sıkılmadığı ve hatta uykularında bile mesaj sesiyle uyandıkları için, asla kendi düşünceleriyle baş başa kalmıyorlar. Bu da en ufak etkiyle savrulan ve sadece anlık gündemleri olan bir hayata yol açıyor” dedi.

Nazlı şu açıklamalarda bulundu:
“Şu anda tüm kurumlarda, şirketlerde çalışan tüm memurlar, yöneticiler, idareciler, mühendisler emekli olsa, sadece bu senenin üniversite mezunları o kadroları doldurmaya yeter. Seneye mezun olacaklar işsiz kalır. UNESCO 5 yıl önce önümüzdeki 30 yılda verilecek üniversite mezunu sayısının, insanlık tarihi boyunca yaşamış insan sayısından fazla olduğunu açıklamıştı. bugün üniversiteye başlayan bir gencin farklı yönlerini keşfetmesi, yetenek ve ilgi alanlarına yönelmesi gerekiyor. Toplumun birden fazla alanla ilgili kişilere ihtiyacı varken bizler onların farklı yönlerini körelterek onları herkes gibi olmaya zorluyoruz. Bu sebeple her gün yeni meslek doğduğu halde bunları yapan kimse olmadığı için toplum hem iş gücü hem de nitelikli personel bulma açısından sorun yaşıyor.”

En Yukarı