Sunumlar, Konferanslar, Seminerler

Author

Abdullah Reha Nazlı

Abdullah Reha Nazlı has 42 articles published.

“Kadın fıtratı mühendisliğe daha yatkın” haberi

"Medyadan yazılarından biri by

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde düzenlenen “Mesleğin cinsiyeti yoktur” etkinliğine konuşmacı olarak katıldı. Dünya üniversitelerince yaygın IEEE’nin (Elektrik-Elektronik Mühendisleri Enstitüsü) “Women in Engineering” (Mühendislikte Kadınlar) kolu tarafından düzenlenen organizasyonda sektörlerde mühendisliğin görev alanlarında kadınların arka planda olmaması gerektiği konuları işlenerek kalıplaşmış örneklerin dışına çıkılması amaçlandı.

Mühendis düşünce yapısını yazarken altı konuda kadınların daha avantajlı olduğunu fark ettiğini söyleyen Abdullah Reha Nazlı, iddiasını sosyoloji ve tıp konularından delileriyle ve başarılı kadın mühendis örnekleriyle destekledi.

“İnsan ilişkileri, mühendislik için önemlidir”

Abdullah Reha Nazlı, mühendislerin insan ilişkileri çatışmalarının en yoğun yaşandığı bir pozisyonda iş yaptığını ve yaptıkları her şey direkt olarak insanları etkilediği için empati yapmayı bilmesi gerektiğini söyledi, İnsan ilişkilerini anlayan birinin iyi bir mühendis olabileğini anlatan Nazlı, konuyla ilgili çeşitli örnekler de verdi. Kendisine “toplum mühendisi” diyen ve hacker ünvanı almış ilk kişi olan Kevin Mitnick’in; sorun büyük çoğunluğunun insan kaynaklı olduğunu, çözümlerin bir çoğunun ise insanlarla konuşmaktan geçtiğini söylediğini hatırlattı. Yüzlerce mühendis arkadaşından yaptığı gözleme göre; kadınların bir ortamdaki sorunların bir an önce gündeme gelip çözülmesinden yana olduklarını söyleyen Nazlı, bu açıdan pek çok sorunun daha başında çözülebildiğini anılarla anlattı.

“Akıl, güçten daha etkilidir”

Mühendisliğin güç yerine akıl kullanmak demek olduğunun anlatıldığı konferansta boğa-matador ilişkisine örnek verildi. “Matador boğa kadar güçlü değildir ancak hızla gelen boğanın önünden yavaşça çekilir. Boğa yavaşlayamaz, manevra yapamaz, duramaz. Matador mızrağını saplar.” diyen Abdullah Reha Nazlı, her ortamda pek çok denge olduğunu, mühendisliğin görevinin kendi lehine olan dengeleri kullanmak olduğunu söyledi. Strateji kitaplarına girmiş “Kuvvetlere karşı durmayın, onları kullanın” ve “Üzerinize doğru bir nehir geliyorsa kenara çekilin” sözlerini hatırlatan Nazlı; mühendislerin baraj inşatından yoğurt bakterilerinin yoğurt üretiminde kullanılmaına kadar hep ortamdaki güçleri lehine kullandığını söyledi. Bir kadın tarafından bulunmuş binlerce yıllık bir spor olan Wing Chun’dan örnek veren Nazlı, aklın kas gücünün ötesine geçebildiğini açıkladı.

“Coprus Collosum, biyolojik avantaj”

Matematiğin mühendislikle ilişkilerini anlatırken “Konu, genellikle sayılardır” diyen Nazlı, solakların neden daha zeki olduğundan Brezilyalıların neden futbolda başarılı olduğuna kadar pek çok cevabın istatistiksel düşünmede gizli olduğunu anlattı. Bilgisayar faresinden araba vitesine kadar pek çok tasarımın sağda olması nedeniyle solakların beyninin iki lobunu da kullandığını söyleyen Nazlı, beynin iki lobunu da kullanmanın mühendislik için de hayati önem taşıdığını ekledi. Beynin iki lobu arasında iletişim kuran beyin parçası olan “corpus callosum”un kadınlarda daha büyük olduğunun bilindiğini söyleyen Nazlı, bunun mühendislik için hayati bir avantaj olduğunu söyledi. Görevi bilgi edinmek değil bilgiyi kullanmak olan mühendislerin daha başarılı olabilmesi için çok yönlü düşünmesi gerektiğinin altı çizildi.

“Annemden örnek alıyorum”

Mühendislikten öğrendiği en önemli prensibin “aşamalandırma” olduğunu söyleyen Nazlı, mühendislikte bu kavrama proseslendirme veya süreçleme dendiğini bildirdi. Günümüz sistemlerinin tümünün proseslendirmelerden ibaret olduğunu anlatırken Gıda Mühendisi gibi Düşünmek kitabında yazdığı örneklere de değindi. McDonalds’ın kuruluşunda sadece garsonu kaldırıp self-servis’i icat etmediği söyleyen Nazlı, aynı zamanda mükemmel bir proses kurarak 30 dakikada üretilen hamburgerleri 3 dakikada üretebildiğini söyledi. İlahi kanunların da bize aşamalandırmayı gösterdiğini anlatan Nazlı, evrenin 6 aşamada yaratılmasından insanın doğumuna kadar geçen safhaların da proseslendirme olduğunu söyledi. Proseslendirme konusunda kadınların daha istekli olduğunu söyleyen Nazlı kendi annesinden örnek vererek; “Büyük yüklerin altından görev dağılımı, planlama ve parça parça çözüm bulma konusunda annemi örnek alıyorum” dedi.

“Eksikler güce dönüştürülmeli”

Atalarımızın biber kuruturken bilmeden su aktivitesini kontrol ettiğini, reçel yaparken şeker ile muhafaza ettiğini, turşu yaparken asitle muhafaza ettiğini anlatan Nazlı, acı yemek kültürü olan bölgelerin ikliminin sıcak olduğuna dikkat çekti. Acı katmanın eti dayandırma yöntemi olduğunu söyleyen Nazlı, buzdolabı olmayan binlerce yıl boyunca insanların acı katmak zorunda olduğunu ama bunu avantaja çevirerek mükemmel gastromik ürünler ortaya çıkardıklarını söyledi. Eksikliği güce dönüştürmenin strateji kitaplarında en önemli konulardan olduğunu söyleyen Nazlı, mühendislik için de hayati önem taşıdığını bildirdi. Tarihte en ilham aldığı kişilerden olan Charlotte Bronte’nin de bunu yaptığını söyleyen Nazlı, verem salgını nedeniyle kısa bir ömrü olmuş Bronte’nin kendisini ve iki kız kardeşini tek bir roman yazmaya ikna ettiğini ve 24-26 yaşlarında ölmelerine rağmen 3 kardeşin de dünya tarihine geçen roman kazandırmalarına dikkat çekti. Charlote Bronte’nin Jane Eyre, Emily Bronte’nin Uğultulu Tepeler romanlarının bugüne kadar geldiğini söyleyen Nazlı, yanlış yapma hakkımız olmasının bizleri büyük şeyler başarmaktan engellediğini bildirdi.

“Avantajlar kullanılmalı”

Steve Jobs’un adeta bir mühendis gibi düşünerek “Tasarım; nasıl gözüktüğü değil nasıl çalıştığıdır” dediğini söyleyen Abdullah Reha Nazlı, mühendisliğin önce işlevsellikle sonra estetikle ilgilenmek demek olduğunu bildirdi. Kadınların pek çok şeyi amacı dahilinde kullandığını, sektörlerde çeşitlilik olmasını sağladığını, ihtiyaçları tepsit ettiğini ve yeni ürünler çıkmasını sağladıklarının anlatıldığı konferansta mühendislik dünyasından bazı örnekler de verildi. Sektörlerdeki çeşitliiklere bakıldığında erkeklerin daha az nesne ile hayatta kalmaya odaklandığını ve çeşitliliği yorucu bulduğunu bildiren Nazlı, kadınların işbitiriciliğe odaklandığını örneklerle anlattı. Mühendislikte basitliğin önemli olduğu kadar sonuçların da önemli olduğunun altı çizildi.

Abdullah Reha Nazlı, konferansının sonunda bu avantajların ancak kullanıldığında avantaj olacağını bildirirken çağımızda işini yapan için geçmiş çağların pek çok dezavantajının ortadan kalktığını, işlerin ve hakların onu talep edenlerin olacağını söyledi. Mühendisliğin aklı kullanmak demek olduğunun anlatıldığı konferansta aklın kadın-erkek için eşit dağıtıldığını, kişiye özgü farkların her zaman elindeki olanakları ve aklı kullanmamakla ilgili olduğu söylenerek konferans noktalandı.

Abdullah Reha Nazlı, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde…

"Etkinlikler/Konferanslar yazılarından biri by

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde düzenlenen “Mesleğin cinsiyeti yoktur” etkinliğine konuşmacı olarak katıldı. Dünya üniversitelerince yaygın IEEE’nin (Elektrik-Elektronik Mühendisleri Enstitüsü) “Women in Engineering” (Mühendislikte Kadınlar) kolu tarafından düzenlenen organizasyonda sektörlerde mühendisliğin görev alanlarında kadınların arka planda olmaması gerektiği konuları işlenerek kalıplaşmış örneklerin dışına çıkılması amaçlandı.

Mühendis düşünce yapısını yazarken altı konuda kadınların daha avantajlı olduğunu fark ettiğini söyleyen Abdullah Reha Nazlı, iddiasını sosyoloji ve tıp konularından delileriyle ve başarılı kadın mühendis örnekleriyle destekledi.

“İnsan ilişkileri, mühendislik için önemlidir”

Abdullah Reha Nazlı, mühendislerin insan ilişkileri çatışmalarının en yoğun yaşandığı bir pozisyonda iş yaptığını ve yaptıkları her şey direkt olarak insanları etkilediği için empati yapmayı bilmesi gerektiğini söyledi, İnsan ilişkilerini anlayan birinin iyi bir mühendis olabileğini anlatan Nazlı, konuyla ilgili çeşitli örnekler de verdi. Kendisine “toplum mühendisi” diyen ve hacker ünvanı almış ilk kişi olan Kevin Mitnick’in; sorun büyük çoğunluğunun insan kaynaklı olduğunu, çözümlerin bir çoğunun ise insanlarla konuşmaktan geçtiğini söylediğini hatırlattı. Yüzlerce mühendis arkadaşından yaptığı gözleme göre; kadınların bir ortamdaki sorunların bir an önce gündeme gelip çözülmesinden yana olduklarını söyleyen Nazlı, bu açıdan pek çok sorunun daha başında çözülebildiğini anılarla anlattı.

“Akıl, güçten daha etkilidir”

Mühendisliğin güç yerine akıl kullanmak demek olduğunun anlatıldığı konferansta boğa-matador ilişkisine örnek verildi. “Matador boğa kadar güçlü değildir ancak hızla gelen boğanın önünden yavaşça çekilir. Boğa yavaşlayamaz, manevra yapamaz, duramaz. Matador mızrağını saplar.” diyen Abdullah Reha Nazlı, her ortamda pek çok denge olduğunu, mühendisliğin görevinin kendi lehine olan dengeleri kullanmak olduğunu söyledi. Strateji kitaplarına girmiş “Kuvvetlere karşı durmayın, onları kullanın” ve “Üzerinize doğru bir nehir geliyorsa kenara çekilin” sözlerini hatırlatan Nazlı; mühendislerin baraj inşatından yoğurt bakterilerinin yoğurt üretiminde kullanılmaına kadar hep ortamdaki güçleri lehine kullandığını söyledi. Bir kadın tarafından bulunmuş binlerce yıllık bir spor olan Wing Chun’dan örnek veren Nazlı, aklın kas gücünün ötesine geçebildiğini açıkladı.

“Coprus Collosum, biyolojik avantaj”

Matematiğin mühendislikle ilişkilerini anlatırken “Konu, genellikle sayılardır” diyen Nazlı, solakların neden daha zeki olduğundan Brezilyalıların neden futbolda başarılı olduğuna kadar pek çok cevabın istatistiksel düşünmede gizli olduğunu anlattı. Bilgisayar faresinden araba vitesine kadar pek çok tasarımın sağda olması nedeniyle solakların beyninin iki lobunu da kullandığını söyleyen Nazlı, beynin iki lobunu da kullanmanın mühendislik için de hayati önem taşıdığını ekledi. Beynin iki lobu arasında iletişim kuran beyin parçası olan “corpus callosum”un kadınlarda daha büyük olduğunun bilindiğini söyleyen Nazlı, bunun mühendislik için hayati bir avantaj olduğunu söyledi. Görevi bilgi edinmek değil bilgiyi kullanmak olan mühendislerin daha başarılı olabilmesi için çok yönlü düşünmesi gerektiğinin altı çizildi.

“Annemden örnek alıyorum”

Mühendislikten öğrendiği en önemli prensibin “aşamalandırma” olduğunu söyleyen Nazlı, mühendislikte bu kavrama proseslendirme veya süreçleme dendiğini bildirdi. Günümüz sistemlerinin tümünün proseslendirmelerden ibaret olduğunu anlatırken Gıda Mühendisi gibi Düşünmek kitabında yazdığı örneklere de değindi. McDonalds’ın kuruluşunda sadece garsonu kaldırıp self-servis’i icat etmediği söyleyen Nazlı, aynı zamanda mükemmel bir proses kurarak 30 dakikada üretilen hamburgerleri 3 dakikada üretebildiğini söyledi. İlahi kanunların da bize aşamalandırmayı gösterdiğini anlatan Nazlı, evrenin 6 aşamada yaratılmasından insanın doğumuna kadar geçen safhaların da proseslendirme olduğunu söyledi. Proseslendirme konusunda kadınların daha istekli olduğunu söyleyen Nazlı kendi annesinden örnek vererek; “Büyük yüklerin altından görev dağılımı, planlama ve parça parça çözüm bulma konusunda annemi örnek alıyorum” dedi.

“Eksikler güce dönüştürülmeli”

Atalarımızın biber kuruturken bilmeden su aktivitesini kontrol ettiğini, reçel yaparken şeker ile muhafaza ettiğini, turşu yaparken asitle muhafaza ettiğini anlatan Nazlı, acı yemek kültürü olan bölgelerin ikliminin sıcak olduğuna dikkat çekti. Acı katmanın eti dayandırma yöntemi olduğunu söyleyen Nazlı, buzdolabı olmayan binlerce yıl boyunca insanların acı katmak zorunda olduğunu ama bunu avantaja çevirerek mükemmel gastromik ürünler ortaya çıkardıklarını söyledi. Eksikliği güce dönüştürmenin strateji kitaplarında en önemli konulardan olduğunu söyleyen Nazlı, mühendislik için de hayati önem taşıdığını bildirdi. Tarihte en ilham aldığı kişilerden olan Charlotte Bronte’nin de bunu yaptığını söyleyen Nazlı, verem salgını nedeniyle kısa bir ömrü olmuş Bronte’nin kendisini ve iki kız kardeşini tek bir roman yazmaya ikna ettiğini ve 24-26 yaşlarında ölmelerine rağmen 3 kardeşin de dünya tarihine geçen roman kazandırmalarına dikkat çekti. Charlote Bronte’nin Jane Eyre, Emily Bronte’nin Uğultulu Tepeler romanlarının bugüne kadar geldiğini söyleyen Nazlı, yanlış yapma hakkımız olmasının bizleri büyük şeyler başarmaktan engellediğini bildirdi.

“Avantajlar kullanılmalı”

Steve Jobs’un adeta bir mühendis gibi düşünerek “Tasarım; nasıl gözüktüğü değil nasıl çalıştığıdır” dediğini söyleyen Abdullah Reha Nazlı, mühendisliğin önce işlevsellikle sonra estetikle ilgilenmek demek olduğunu bildirdi. Kadınların pek çok şeyi amacı dahilinde kullandığını, sektörlerde çeşitlilik olmasını sağladığını, ihtiyaçları tepsit ettiğini ve yeni ürünler çıkmasını sağladıklarının anlatıldığı konferansta mühendislik dünyasından bazı örnekler de verildi. Sektörlerdeki çeşitliiklere bakıldığında erkeklerin daha az nesne ile hayatta kalmaya odaklandığını ve çeşitliliği yorucu bulduğunu bildiren Nazlı, kadınların işbitiriciliğe odaklandığını örneklerle anlattı. Mühendislikte basitliğin önemli olduğu kadar sonuçların da önemli olduğunun altı çizildi.

Abdullah Reha Nazlı, konferansının sonunda bu avantajların ancak kullanıldığında avantaj olacağını bildirirken çağımızda işini yapan için geçmiş çağların pek çok dezavantajının ortadan kalktığını, işlerin ve hakların onu talep edenlerin olacağını söyledi. Mühendisliğin aklı kullanmak demek olduğunun anlatıldığı konferansta aklın kadın-erkek için eşit dağıtıldığını, kişiye özgü farkların her zaman elindeki olanakları ve aklı kullanmamakla ilgili olduğu söylenerek konferans noktalandı.

İzleyiciler

Okur buluşması

“Teknolojiyi kullanış biçimimiz düşünce metodumuzu etkiliyor” haberi

"Medyadan yazılarından biri by

Mühendislik, strateji, matematik ile mantık, felsefe ve psikolojinin buluşturulduğu konferans boyunca iş dünyasında ve hayatta işe yarayacak stratejilere değinildi.

Teknolojinin beyne yardımcı bir araç olarak kullanılmadığında; kontrolsüz bilgi girişi, gereksiz yoğunluk, ekstra duygusal stresler gibi nedenlerle zararlı olduğunu anlatan Nazlı, aynı zamanda zamanla yerleşen alışkanlıkların da insanı sınırlandırdığından bahsetti. Nazlı’ya göre bilgisayar, internet ve telefon kullanılırken kullanılan programlardan alışılagelmiş yöntemlere kadar pek çok tercih düşünce yapısını etkiliyor.

Bilgi Çağını Anlayamadık ve Gıda Mühendisi gibi Düşünmek kitaplarının da yazarı olan Abdullah Reha Nazlı, konferansında şunları söyledi: “Tüm platformlarda düzenlenemeyen bir format kullanmak düşünceyi sınırlıyor. Şirketlerin sürekli yeni lisans satmak için ürettiği formatlar yerine evrensel ve değişmez standartlara odaklanmalıyız. Telefona kayıt ettiğiniz bir şeyi anında bilgisayarda görebilmelisiniz. Dosya alışverişinde bulut teknolojilerin mantığını anlamalı ve kopyalama-taşıma, veri kaybı riski gibi sınırlara hapsolmamalısınız. Bir sunum, yazı veya içerik ürettiğinizde bunu her platformda aynı gözüken formalarda kaydetmeyi öğrenmelisiniz Teknoloji kullanımını ciddiye almamak ve prensipsiz çalışmak düşüncelerimizi sınırlıyor, her zaman çok yönlü ve özgür düşünmeliyiz.”

“İşlerimizde Prensibimiz Kusursuz Olmak Değil, Hatasız Olmak Olmalı” haberi

"Medyadan yazılarından biri by

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Gaziantep Üniversitesi’nde mühendislik fakültesi öğrencilerine konferans verdi. Mühendisliğin hayata yansımaları, stratejik düşünme ile mühendisliğin ortak noktaları üzerine gerçekleşen konferansa çeşitli bölümlerden öğrenciler katıldı.

Gıda Mühendisi gibi Düşünmek kitabının da yazarı olan Nazlı, bugünkü gıda güvenliği standartlarının ilk olarak NASA tarafından başlatılan bir uygulamadan esinlenilerek ortaya çıktığını anlattı. Uzaya gönderilen astronotların yiyeceklerinin sıfır hatalı ve hiçbir mikroorganizma içermeyecek şekilde üretilmesinden yola çıkan düşüncenin bugün marketlerdeki tüm ürünler için geçerli olduğu bildirildi. Gıda güvenliğinin bir ürünün size zarar vermeyeceğini garanti etmesi anlamına geldiğini anlatan Nazlı, baştan doğru yapma anlayışının her işimizde prensibimiz olması gerektiğini kaydetti.

Nazlı sözlerine şöyle devam etti: “Yanlış yapma hakkı ne kadar fazlaysa o kadar hatalı oluyoruz. Daktiloda yazmayı öğrenenler klavyede öğrenenlere göre çok daha istikrarlı oldular çünkü tek hatalarında kağıt çöpe gidiyordu. Silgimize güvenip kalemimizi dilediğimiz gibi kullanmamalıyız. Batıda baştan doğru yapmak anlayışı ile mühendislik gelişmişken bizde önce yapıp sonra düzeltme mantığı ile işçilik gelişmiştir. Mümkün olan en az enerjide en fazla işi yapmak esastır. Kusursuz olmak zorunda değiliz ancak hatasız olabiliriz. Deneme-yanılma ile doğruya ulaşma yöntemlerini bırakıp düşünceye daha çok zaman ayırmalı ve nokta atışı işler yapmalıyız.”

Abdullah Reha Nazlı, Celal Bayar Üniversitesi’nde…

"Etkinlikler/Konferanslar yazılarından biri by

Mühendislik, strateji, matematik ile mantık, felsefe ve psikolojinin buluşturulduğu konferans boyunca iş dünyasında ve hayatta işe yarayacak stratejilere değinildi.

Teknolojinin beyne yardımcı bir araç olarak kullanılmadığında; kontrolsüz bilgi girişi, gereksiz yoğunluk, ekstra duygusal stresler gibi nedenlerle zararlı olduğunu anlatan Nazlı, aynı zamanda zamanla yerleşen alışkanlıkların da insanı sınırlandırdığından bahsetti. Nazlı’ya göre bilgisayar, internet ve telefon kullanılırken kullanılan programlardan alışılagelmiş yöntemlere kadar pek çok tercih düşünce yapısını etkiliyor.

Bilgi Çağını Anlayamadık ve Gıda Mühendisi gibi Düşünmek kitaplarının da yazarı olan Abdullah Reha Nazlı, konferansında şunları söyledi: “Tüm platformlarda düzenlenemeyen bir format kullanmak düşünceyi sınırlıyor. Şirketlerin sürekli yeni lisans satmak için ürettiği formatlar yerine evrensel ve değişmez standartlara odaklanmalıyız. Telefona kayıt ettiğiniz bir şeyi anında bilgisayarda görebilmelisiniz. Dosya alışverişinde bulut teknolojilerin mantığını anlamalı ve kopyalama-taşıma, veri kaybı riski gibi sınırlara hapsolmamalısınız. Bir sunum, yazı veya içerik ürettiğinizde bunu her platformda aynı gözüken formalarda kaydetmeyi öğrenmelisiniz Teknoloji kullanımını ciddiye almamak ve prensipsiz çalışmak düşüncelerimizi sınırlıyor, her zaman çok yönlü ve özgür düşünmeliyiz.”

İzleyiciler

Okur buluşması

 

Abdullah Reha Nazlı, Gaziantep Üniversitesi’nde…

"Etkinlikler/Konferanslar yazılarından biri by

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Gaziantep Üniversitesi’nde mühendislik fakültesi öğrencilerine konferans verdi. Mühendisliğin hayata yansımaları, stratejik düşünme ile mühendisliğin ortak noktaları üzerine gerçekleşen konferansa çeşitli bölümlerden öğrenciler katıldı.

Gıda Mühendisi gibi Düşünmek kitabının da yazarı olan Nazlı, bugünkü gıda güvenliği standartlarının ilk olarak NASA tarafından başlatılan bir uygulamadan esinlenilerek ortaya çıktığını anlattı. Uzaya gönderilen astronotların yiyeceklerinin sıfır hatalı ve hiçbir mikroorganizma içermeyecek şekilde üretilmesinden yola çıkan düşüncenin bugün marketlerdeki tüm ürünler için geçerli olduğu bildirildi. Gıda güvenliğinin bir ürünün size zarar vermeyeceğini garanti etmesi anlamına geldiğini anlatan Nazlı, baştan doğru yapma anlayışının her işimizde prensibimiz olması gerektiğini kaydetti.

Nazlı sözlerine şöyle devam etti: “Yanlış yapma hakkı ne kadar fazlaysa o kadar hatalı oluyoruz. Daktiloda yazmayı öğrenenler klavyede öğrenenlere göre çok daha istikrarlı oldular çünkü tek hatalarında kağıt çöpe gidiyordu. Silgimize güvenip kalemimizi dilediğimiz gibi kullanmamalıyız. Batıda baştan doğru yapmak anlayışı ile mühendislik gelişmişken bizde önce yapıp sonra düzeltme mantığı ile işçilik gelişmiştir. Mümkün olan en az enerjide en fazla işi yapmak esastır. Kusursuz olmak zorunda değiliz ancak hatasız olabiliriz. Deneme-yanılma ile doğruya ulaşma yöntemlerini bırakıp düşünceye daha çok zaman ayırmalı ve nokta atışı işler yapmalıyız.”

Okur Buluşması

“Kendi görevlerimizi mesleğimize yüklüyoruz” haberi

"Medyadan yazılarından biri by

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Afyon Kocatepe Üniversitesi’nde Mühendislik Fakültesi öğrencileri ile buluştu. Mühendisliğin hayat ile ilişkilerine değinilen konferansta çok çeşitli konular arasından ortak bağlantılara değinilerek sonuçlar çıkarıldı ve örnekler sunuldu.

Diplomanın pek çok bölüm için iş başvuru formu doldurmaya yaradığını söyleyen Nazlı, meslek tanımları ile sektörlerin ihtiyaçlarının birbiriyle uyuşmadığını, işe başlayan herkesin işi işte öğrenmek zorunda olduğunu söyledi. Bir zamanlar onyıllar süren değişimlerin şimdi sürekli yaşanıyor olmasına rağmen eğitim sistemi başta olmak üzere gençleri hayata hazırlayan tüm koşulların bu şartlara ayak uydurmakta yetersiz kaldığı bildirildi. Mesleğin bir kalıp olduğunu bildiren Nazlı, bu kalıbın insanın iş bulmasını sağlamayacağını sadece işte öğreneceği şeyler için altyapı demek olduğunu, üniversitelerin yaşam koçluğu vazifesinin olmadığını söyledi.

Sadece kendini geliştiren kişinin çağın sürekli değişen yapısında ayakta kalabileceğini anlatan Nazlı, meslek ünvanına ilave edilmesi gereken pek çok yön olduğunu ve herkesin ihtiyaç duyduğu konuların farklı olduğunun altını çizdi.
Üniversitenin en büyük yararının insana düşünecek 4 yıl kazandırması olduğunu söyleyen Abdullah Reha Nazlı konuşmasında şunları söyledi: “Kimsenin sizden iş bulmanızı beklemediği 4 yıl kendi mesleğiniz içinde veya etrafında hangi alanda kendinizi geliştirmeniz gerektiğini öğrenmeniz için hayati bir fırsat. Mezun olduktan sonra iş aramaya başlamak insanları mecburen ilk bulduğu fırsata yönlenmeye ve buradan ömür boyu çıkamayacağı bir döngüye girmesine neden oluyor. Herkes yönleneceği yola, gireceği sektöre, başvuracağı işe, geliştireceği yeteneklerine okurken karar vermeli.”

Abdullah Reha Nazlı, Afyon Kocatepe Üniversitesi’nde…

"Etkinlikler/Konferanslar yazılarından biri by

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Afyon Kocatepe Üniversitesi’nde Mühendislik Fakültesi öğrencileri ile buluştu. Mühendisliğin hayat ile ilişkilerine değinilen konferansta çok çeşitli konular arasından ortak bağlantılara değinilerek sonuçlar çıkarıldı ve örnekler sunuldu.

“İş okulda değil işyerinde öğrenilir”

Diplomanın pek çok bölüm için iş başvuru formu doldurmaya yaradığını söyleyen Nazlı, meslek tanımları ile sektörlerin ihtiyaçlarının birbiriyle uyuşmadığını, işe başlayan herkesin işi işte öğrenmek zorunda olduğunu söyledi. Bir zamanlar onyıllar süren değişimlerin şimdi sürekli yaşanıyor olmasına rağmen eğitim sistemi başta olmak üzere gençleri hayata hazırlayan tüm koşulların bu şartlara ayak uydurmakta yetersiz kaldığı bildirildi. Mesleğin bir kalıp olduğunu bildiren Nazlı, bu kalıbın insanın iş bulmasını sağlamayacağını sadece işte öğreneceği şeyler için altyapı demek olduğunu, üniversitelerin yaşam koçluğu vazifesinin olmadığını söyledi.

“Üniversitenin en büyük avantajı vakit kazandırması”

Sadece kendini geliştiren kişinin çağın sürekli değişen yapısında ayakta kalabileceğini anlatan Nazlı, meslek ünvanına ilave edilmesi gereken pek çok yön olduğunu ve herkesin ihtiyaç duyduğu konuların farklı olduğunun altını çizdi.

Üniversitenin en büyük yararının insana düşünecek 4 yıl kazandırması olduğunu söyleyen Abdullah Reha Nazlı konuşmasında şunları söyledi: “Kimsenin sizden iş bulmanızı beklemediği 4 yıl kendi mesleğiniz içinde veya etrafında hangi alanda kendinizi geliştirmeniz gerektiğini öğrenmeniz için hayati bir fırsat. Mezun olduktan sonra iş aramaya başlamak insanları mecburen ilk bulduğu fırsata yönlenmeye ve buradan ömür boyu çıkamayacağı bir döngüye girmesine neden oluyor. Herkes yönleneceği yola, gireceği sektöre, başvuracağı işe, geliştireceği yeteneklerine okurken karar vermeli.”

İzleyiciler

Okur buluşması

 

“Psikoloji ve felsefe de mühendislerin ilgi alanına girmelidir” haberi

"Medyadan yazılarından biri by

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Hacettepe Üniversitesi’nde mühendisliğin düşünce yapısı ile ilişkileri üzerine bir konferans verdi.

‘Gıda Mühendisi gibi Düşünmek’ kitabının da yazarı olan Nazlı; mühendisliğin ilgi alanlarına giren matematik, istatistik, işletme, pazarlama gibi bilimler ile felsefe, psikoloji, tarih ve mantığın birbiriyle ilişkili olduğuna örnekler verirken, bu ilişkilerden hayatın her alanında öne çıktığını düşündüğü stratejik çıkarımlarda bulundu.

Çağımızda bilgiye ulaşmanın sıkıntı olmadığının; bilgiye ulaşma yollarını bilmenin ve bilgiyi kullanma becerisinin ona sahip olmaktan çok daha önemli olduğunun anlatıldığı konferansta; bilginin artık bir anlamda yük olduğuna, esnek bir düşünce yapısı için bilginin yeterli ölçüde tutulması gerektiğine değinildi.

Abdullah Reha Nazlı, sadece çalışmanın vicdan rahatsız etmeyen bir tembellik metodu haline geldiğini, her alanda fırsatların, tehditlerin, yeniliklerin ve akla gelmeyecek ihtimallerin yaşandığı bir çağda herkesin kendi hayatının kaderini eline alması gerektiğini söyledi.

Nazlı, ayrıca; herkesin kendisine özel vasıflara ihtiyaç duyduğunu ve sadece başkalarının tercihi ile alınan bilginin kimseye yeterli olmayacağını, kişinin kendi ihtiyacına özel bilgi ve donanıma ulaşma gerekliliğini açıkladı.

Abdullah Reha Nazlı, konferansında ayrıca; görevinin sonuçları direkt olarak insanları etkileyen ve çalışma ortamı insan ilişkileri arasındaki çatışmaların en yoğun yaşandığı bir pozisyonda bulunan bir mesleğe sahip olan mühendislerin, psikoloji ve insan ilişkileri konusunda kendisini geliştirmesi gerektiğinin altını çizdi. Esnek bir düşünce yapısına sahip olması ve ulaştığı bilgiyi yorumlayabilen bir kişi olması gereken mühendislerin felsefeye karşı da kayıtsız kalmaması gerektiğini söyleyen Nazlı, hangi bilginin hayatta ne işe yarayacağının bilinemeyeceği gibi manevra kabiliyeti olan bir zihnin de insanın hayatını kolaylaştırmasında beklenmedik büyük avantajlar sağlayacağını kaydetti.

Abdullah Reha Nazlı, Hacettepe Üniversitesi’nde

"Etkinlikler/Konferanslar yazılarından biri by

“Psikoloji ve Felsefe de Mühendislerin İlgi Alanına Girmelidir”

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Hacettepe Üniversitesi’nde mühendisliğin düşünce yapısı ile ilişkileri üzerine bir konferans verdi. Gıda Mühendisi gibi Düşünmek kitabının da yazarı olan Nazlı; mühendisliğin ilgi alanlarına giren matematik, istatistik, işletme, pazarlama gibi bilimler ile felsefe, psikoloji, tarih ve mantığın birbiriyle ilişkili olduğuna örnekler verirken, bu ilişkilerden hayatın her alanında öne çıktığını düşündüğü stratejik çıkarımlarda bulundu.

“Bilgi, yük de olabilir”

Çağımızda bilgiye ulaşmanın sıkıntı olmadığının; bilgiye ulaşma yollarını bilmenin ve bilgiyi kullanma becerisinin ona sahip olmaktan çok daha önemli olduğunun anlatıldığı konferansta; bilginin artık bir anlamda yük olduğuna, esnek bir düşünce yapısı için bilginin yeterli ölçüde tutulması gerektiğine değinildi. Abdullah Reha Nazlı, sadece çalışmanın vicdan rahatsız etmeyen bir tembellik metodu haline geldiğini, her alanda fırsatların, tehditlerin, yeniliklerin ve akla gelmeyecek ihtimallerin yaşandığı bir çağda herkesin kendi hayatının kaderini eline alması gerektiğini söyledi. Nazlı ayrıca; herkesin kendisine özel vasıflara ihtiyaç duyduğunu ve sadece başkalarının tercihi ile alınan bilginin kimseye yeterli olmayacağını, kişinin kendi ihtiyacına özel bilgi ve donanıma ulaşma gerekliliğini açıkladı.

“Manevra kabiliyeti olan bir zihin gerekli…”

Abdullah Reha Nazlı konferansında ayrıca; görevinin sonuçları direkt olarak insanları etkileyen ve çalışma ortamı insan ilişkileri arasındaki çatışmaların en yoğun yaşandığı bir pozisyonda bulunan bir mesleğe sahip olan mühendislerin, psikoloji ve insan ilişkileri konusunda kendisini geliştirmesi gerektiğinin altını çizdi. Esnek bir düşünce yapısına sahip olması ve ulaştığı bilgiyi yorumlayabilen bir kişi olması gereken mühendislerin felsefeye karşı da kayıtsız kalmaması gerektiğini söyleyen Nazlı, hangi bilginin hayatta ne işe yarayacağının bilinemeyeceği gibi manevra kabiliyeti olan bir zihnin de insanın hayatını kolaylaştırmasında beklenmedik büyük avantajlar sağlayacağını kaydetti.

Dinleyiciler

Okur Buluşması

“Çağımızda Her Alanda Çok Yönlü Kişilere İhtiyaç Var” haberi

"Medyadan yazılarından biri by

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Necmettin Erbakan Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi’nde konferans verdi. Konferansta her yönden aynı gözüken gerçeğin bütününü görebilmek ve bunu hayata yansıtabilmek için çok yönlü düşünce anlayışına sahip olmak gerekliliğine değinilerek; hayattan, tarihten ve teknolojiden örnekler verildi.

Gıda Mühendisi gibi Düşünmek kitabının da yazarı olan Abdullah Reha Nazlı, bilgi çağına girdiğimizi hatırlatırken; geçtiğimiz çağda kalan meslek kalıplarının artık günümüzde sektörlerindeki ihtiyaçları karşılamadığını ve bunun için herkesin kendisini avantajlı olduğu konuda geliştirmesi gerektiğini söyledi. Her bir bireyin bulunduğu ortama ve topluma en fazla yararlı olabileceği yönlerini araştırmakla, kendini çağın ihtiyaçlarına göre yetiştirmekle yükümlü olduğunu bildiren Nazlı bunun için de vaktini doğru kullanan, ilgi alanlarının peşine düşen ve öğrenmeye açık olan kişiler olmak gerektiğini söyledi.

Ken Robinson’un “Artık çağımızda bir işi mükemmel yapabilen değil birkaç disiplini bir araya getirebilen insanlara ihtiyaç duyuluyor” sözünü hatırlatan Nazlı, üniversitenin farklı konuları öğrenmek ve keşfetmek için büyük bir fırsat olduğunu ve mezun olmadan önce her öğrencinin sektörlere, çağın ihtiyaçlarına ve kendi ilgi alanlarına dikkat kesilmesi gerektiğinin altını çizdi. Konferansta ayrıca mühendisliğin hayatla iç içe oluşuna psikoloji, mantık, felsefe, matematik gibi konularla bağlantılar kurularak değinildi.

Abdullah Reha Nazlı, Necmettin Erbakan Üniversitesi’nde

"Etkinlikler/Konferanslar yazılarından biri by

Mühendislik ve çok yönlülük…

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Necmettin Erbakan Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi’nde konferans verdi. Konferansta her yönden aynı gözüken gerçeğin bütününü görebilmek ve bunu hayata yansıtabilmek için çok yönlü düşünce anlayışına sahip olmak gerekliliğine değinilerek; hayattan, tarihten ve teknolojiden örnekler verildi.

“Herkes kendi hayatının gidişatını ele almalı”

Gıda Mühendisi gibi Düşünmek kitabının da yazarı olan Abdullah Reha Nazlı, bilgi çağına girdiğimizi hatırlatırken; geçtiğimiz çağda kalan meslek kalıplarının artık günümüzde sektörlerindeki ihtiyaçları karşılamadığını ve bunun için herkesin kendisini avantajlı olduğu konuda geliştirmesi gerektiğini söyledi. Her bir bireyin bulunduğu ortama ve topluma en fazla yararlı olabileceği yönlerini araştırmakla, kendini çağın ihtiyaçlarına göre yetiştirmekle yükümlü olduğunu bildiren Nazlı bunun için de vaktini doğru kullanan, ilgi alanlarının peşine düşen ve öğrenmeye açık olan kişiler olmak gerektiğini söyledi.

“Her sektörde çok yönlü kişilere ihtiyaç var”

Ken Robinson’un “Artık çağımızda bir işi mükemmel yapabilen değil birkaç disiplini bir araya getirebilen insanlara ihtiyaç duyuluyor” sözünü hatırlatan Nazlı, üniversitenin farklı konuları öğrenmek ve keşfetmek için büyük bir fırsat olduğunu ve mezun olmadan önce her öğrencinin sektörlere, çağın ihtiyaçlarına ve kendi ilgi alanlarına dikkat kesilmesi gerektiğinin altını çizdi. Konferansta ayrıca mühendisliğin hayatla iç içe oluşuna psikoloji, mantık, felsefe, matematik gibi konularla bağlantılar kurularak değinildi.

Dinleyiciler

Okur buluşması

“İnanılmak istenen değil, delile dayanan bilgi önemli” haberi

"Medyadan yazılarından biri by

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nde öğrenciler ile buluştu. Gıda mühendisliğinin gündemleri içinden seçtiği örnekler ile strateji, psikoloji, mantık, matematik arasındaki bağlantıları anlatan Nazlı, gıda konularından bilginin toplumda nasıl yayıldığı ile ilgili sonuçlar da çıktığını söyledi.

Gıda Mühendisi gibi Düşünmek kitabının da yazarı olan Abdullah Reha Nazlı, marketten alınan ve doğru bir teknikle üretilmiş mevye suyunun üzerinde “%100 meyve suyu” yazması toplum tarafından inandırıcı bulunmaz iken “organik” yazan bir ürün anında tercih sebebi olmasını ilginç bulduğunu söyledi. İki farklı etiket için ortaya çıkan iki farklı durumdan, genel algının inanılmak istenilenden yana tercih yaptığı sonucunun çıktığını açıkladı. Arkasında deliler, bilimsel kanıtlar, güvenilir otoriterler bile olsa gerçekten daha inandırıcı bir yalanın yayılma ihtimalinin çok daha büyük olduğunun altını çizdi.

Abdullah Reha Nazlı sözlerine şöyle devam etti; “Gerçekten daha inandırıcı ihtimallerden içerik üreten medya ve sosyal medya kanallarının popüleritesi yükseliyor. Bu sebeple ekranlarda ve internette yanlış konuşsa bile eğlenceli, dikkat çekici kaynaklar yer alır oldu. Çabucak yayılan yanlış bilgi ile mücadelede işin arkaplanı ile ilgilenen ve inandıkları sadece delillerden ibaret olması gereken gıda mühendisliği gibi mesleklerin önemi ortaya çıkıyor. Bilinçli insanlar gerçeğin kendisini araştırmakla ve herkesin yanlış bilmesi ile doğru bir şekilde mücadele etmek zorunda. Toplumun doğru kaynaklara olan ihtiyacını çözmek için herkesin önce kendisinin bilinçlenmesi gerek”.

Abdullah Reha Nazlı, Pamukkale Üniversitesi’nde

"Etkinlikler/Konferanslar yazılarından biri by

Mühendislik ve epistemoloji…

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nde öğrenciler ile buluştu. Gıda mühendisliğinin gündemleri içinden seçtiği örnekler ile strateji, psikoloji, mantık, matematik arasındaki bağlantıları anlatan Nazlı, gıda konularından bilginin toplumda nasıl yayıldığı ile ilgili sonuçlar da çıktığını söyledi.

“Toplum inanmak istediğini seçer”

Gıda Mühendisi gibi Düşünmek kitabının da yazarı olan Abdullah Reha Nazlı, marketten alınan ve doğru bir teknikle üretilmiş mevye suyunun üzerinde “%100 meyve suyu” yazması toplum tarafından inandırıcı bulunmaz iken “organik” yazan bir ürün anında tercih sebebi olmasını ilginç bulduğunu söyledi. İki farklı etiket için ortaya çıkan iki farklı durumdan, genel algının inanılmak istenilenden yana tercih yaptığı sonucunun çıktığını açıkladı. Arkasında deliler, bilimsel kanıtlar, güvenilir otoriterler bile olsa gerçekten daha inandırıcı bir yalanın yayılma ihtimalinin çok daha büyük olduğunun altını çizdi.

“İnanılmak istenen değil delile dayanan bilgi önemli”

Abdullah Reha Nazlı sözlerine şöyle devam etti; “Gerçekten daha inandırıcı ihtimallerden içerik üreten medya ve sosyal medya kanallarının popüleritesi yükseliyor. Bu sebeple ekranlarda ve internette yanlış konuşsa bile eğlenceli, dikkat çekici kaynaklar yer alır oldu. Çabucak yayılan yanlış bilgi ile mücadelede işin arkaplanı ile ilgilenen ve inandıkları sadece delillerden ibaret olması gereken gıda mühendisliği gibi mesleklerin önemi ortaya çıkıyor. Bilinçli insanlar gerçeğin kendisini araştırmakla ve herkesin yanlış bilmesi ile doğru bir şekilde mücadele etmek zorunda. Toplumun doğru kaynaklara olan ihtiyacını çözmek için herkesin önce kendisinin bilinçlenmesi gerek”.

İzleyiciler

Okuyucularla buluşma