Sunumlar, Konferanslar, Seminerler

Author

Abdullah Reha Nazlı

Abdullah Reha Nazlı has 53 articles published.

Abdullah Reha Nazlı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde

"Etkinlikler/Söyleşiler yazılarından biri by

 

Abdullah Reha Nazlı, Ordu Üniversitesi’nde

"Etkinlikler/Konferanslar yazılarından biri by

Konferans

Okur buluşması

Hatıralar

“Bilgi ihtiyacı kişiye özeldir” haberi

"Medyadan yazılarından biri by

Girişimci mühendis ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Konya Selçuk Üniversitesi’nde mühendis adaylarına konferans verdi.
Strateji, sistem, analiz konuları üzerine gerçekleştirilen seminerde ayrıca hayat amacı, kendini eğitim ve yaşadığımız çağ konularına değinildi.

Kendini eğitimin çağımız üniversite öğrencileri için bir zorunluluk olduğuna değinen Nazlı, bugün doğan bebeklerin pek çoğunun henüz icat edilmemiş mesleklerden birini yapacağının çağımızın çarpıcı bir gerçeği olduğunu söyledi. Üniversitelerin verdiği ve verebileceği bilginin her an değişmekte olan sektörler için yetersiz kaldığının açıkça bilindiğini ve bu farkın her gün açıldığını söyleyen Nazlı, kendini eğitmeyi öğrenmek dışında bir çare olmadığını, bilgiyi dışarıdan bekleme çağının geçtiğini söyledi.

Herkesin kendi hayat koşullarında ihtiyaç duyacağı bilginin farklı olduğunun örneklerle açıklandığı konferansta öğrenme ve kendini eğitim konularıyla ilgili nörolojik ve psikolojik açıklamalara da yer verildi.

Bilgi çağı, mühendislik ve eğitim sistemi ile ilgili birer kitabı bulunan Abdullah Reha Nazlı, “Bir sınıftaki öğrencilere bir konu anlatılırken genel bir bilgi verilir. Kitabının tamamı işlenmeden, konuyla ilgili ders kitabından bağımsız tüm verilerden habersizce dersler noktalanır. Oysa bir sınıftaki herkes hayatı boyunca o konunun ayrı yönlerine, o kitabın ayrı noktasına ihtiyaç duyar. Bilgi ihtiyacı kişiye özeldir, herkes kendisi için gerekli bilgiyi kendisi keşfetmelidir; bunu sizin adınıza başkası yapamaz” diye konuştu.

Konferansta akıl ve zeka farkı, çok yönlülüğün önemi, mühendisliğin hayata yansımaları gibi konulara da değinildi.

“Gereksiz bilgi yüktür” haberi

"Medyadan yazılarından biri by

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Ankara Üniversitesi’nde mühendis adayı öğrencilere konferans verdi. Kendini eğitim ve mühendisliğin sosyal bilimlerle ilişkisi konularına değinilen konferansta hayatla ilişkili örnekler verildi.

Beyin Nasıl Özgürleşir kitabının da yazarı olan Nazlı, akılda tutulması gereken ile ulaşmak üzere erişilebilecek mesafede tutulması gereken bilgi ayrımına dikkat çekti. Bilgisayarın yapması gereken işi beynine yaptırmaya çalışacak birinin gereksiz bilgi yığınları arasında düşünce yeteneğini kaybedeceğini araştırmalardan örnekler vererek açıkladı.

Einstein’in “Bir not defterinin yapabileceği işi beynime yaptırmam” dediğini anlatan Nazlı, sonsuz bilgi arasından neyin bilmeye değer olduğunu keşfetmenin yollarının hayati önem taşıdığını söyledi. Mühendisin her şeyi bilen değil bilgiye erişip onu kullanabilen kişi olduğu ile ilgili anektodlara yer verildi.
Konferansta ayrıca çağımızda değişen meslek tanımları ve gelecek için alınabilecek önlemler, gereksiz çaba harcanan amaçlarla mücadele, mutluluk ile iş ilişkisi gibi konulara değinildi.

Abdullah Reha Nazlı, Ankara Üniversitesi’nde

"Etkinlikler/Konferanslar yazılarından biri by

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Ankara Üniversitesi’nde mühendis adayı öğrencilere konferans verdi. Kendini eğitim ve mühendisliğin sosyal bilimlerle ilişkisi konularına değinilen konferansta hayatla ilişkili örnekler verildi.

Beyin Nasıl Özgürleşir kitabının da yazarı olan Nazlı, akılda tutulması gereken ile ulaşmak üzere erişilebilecek mesafede tutulması gereken bilgi ayrımına dikkat çekti. Bilgisayarın yapması gereken işi beynine yaptırmaya çalışacak birinin gereksiz bilgi yığınları arasında düşünce yeteneğini kaybedeceğini araştırmalardan örnekler vererek açıkladı.

Einstein’in ‘Bir not defterinin yapabileceği işi beynime yaptırmam’ dediğini anlatan Nazlı, sonsuz bilgi arasından neyin bilmeye değer olduğunu keşfetmenin yollarının hayati önem taşıdığını söyledi. Mühendisin her şeyi bilen değil bilgiye erişip onu kullanabilen kişi olduğu ile ilgili anektodlara yer verildi.

Konferansta ayrıca çağımızda değişen meslek tanımları ve gelecek için alınabilecek önlemler, gereksiz çaba harcanan amaçlarla mücadele, mutluluk ile iş ilişkisi gibi konulara değinildi.

İzleyiciler

Okur buluşması

Hatıralar

“Bilgi, taşımak için değil kullanmak içindir” haberi

"Medyadan yazılarından biri by

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Adnan Menderes Üniversitesi’nde mühendislik fakültesi öğrencilerine mühendisliğin mantık, matematik, psikoloji ve felsefe ile ilişkileri ve hayata yansımaları konusunda bir konferans verdi. Aydın İli Stratejik Planlama ve Yenilik Merkezi’nde (AİSYEM) gerçekleştirilen etkinliğe gıda mühendisliği bölümü öğrencileri başta olmak üzere çeşitli bölümlerden öğrenciler katıldı.

Mühendisin işletmedeki hiyeraşik rolüne bakılarak hayatla ilgili çok önemli bir mesaj çıktığını söyleyen Nazlı, tüm işlerde mühendis gibi düşünmenin gerekli olduğunu söyledi. Mühendisin işletmede iş gücü ve sermaye gücünü temsil eden işçi ve patron arasında bilgiyi kullanan pozisyonunun önemi vurgulandı. İş dünyasında ve hayatta her şeyi bilen veya her işi yapabilen değil, bilgiye nasıl ulaşacağını ve onu nasıl kullanacağını bilen kişi olmanın gerekliliğinin altı çizildi.

“İyi bir fotoğrafçı olmaya giden yol, fotoğraf makinesini icat etmeye çalışmaktan geçmez” diyen Nazlı, kendini geliştirmek isteyen kişilerin genellikle olabildiğince bilgi yüklenmeye çalışmak hatasına düştüğünü söyledi. Konferansta ayrıca bilgiye erişebilen, teknolojinin getirdiği son araçları kullanan, bilirkişilerden ve hizmet sağlayan kaynaklardan yararlanan, yapamayacağı şeyler için gerekli araçları edinen ve her şeyi kendisi yapmaya çalışmayanın hızla ilerleyeceği konularına da değildi. Abdullah Reha Nazlı konuşmasında ayrıca sınırsız bilgi kaynağı içerisinde bilgiye ulaşım yollarını bilmenin çağımızda hayati önem taşıdığı ile ilgili örnekler de verdi.

Abdullah Reha Nazlı, Adnan Menderes Üniversitesi’nde…

"Etkinlikler/Konferanslar yazılarından biri by

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Adnan Menderes Üniversitesi’nde mühendislik fakültesi öğrencilerine mühendisliğin mantık, matematik, psikoloji ve felsefe ile ilişkileri ve hayata yansımaları konusunda bir konferans verdi. Aydın İli Stratejik Planlama ve Yenilik Merkezi’nde (AİSYEM) gerçekleştirilen etkinliğe gıda mühendisliği bölümü öğrencileri başta olmak üzere çeşitli bölümlerden öğrenciler katıldı.

Mühendisin işletmedeki hiyeraşik rolüne bakılarak hayatla ilgili çok önemli bir mesaj çıktığını söyleyen Nazlı, tüm işlerde mühendis gibi düşünmenin gerekli olduğunu söyledi. Mühendisin işletmede iş gücü ve sermaye gücünü temsil eden işçi ve patron arasında bilgiyi kullanan pozisyonunun önemi vurgulandı. İş dünyasında ve hayatta her şeyi bilen veya her işi yapabilen değil, bilgiye nasıl ulaşacağını ve onu nasıl kullanacağını bilen kişi olmanın gerekliliğinin altı çizildi.

“İyi bir fotoğrafçı olmaya giden yol, fotoğraf makinesini icat etmeye çalışmaktan geçmez” diyen Nazlı, kendini geliştirmek isteyen kişilerin genellikle olabildiğince bilgi yüklenmeye çalışmak hatasına düştüğünü söyledi. Konferansta ayrıca bilgiye erişebilen, teknolojinin getirdiği son araçları kullanan, bilirkişilerden ve hizmet sağlayan kaynaklardan yararlanan, yapamayacağı şeyler için gerekli araçları edinen ve her şeyi kendisi yapmaya çalışmayanın hızla ilerleyeceği konularına da değildi. Abdullah Reha Nazlı konuşmasında ayrıca sınırsız bilgi kaynağı içerisinde bilgiye ulaşım yollarını bilmenin çağımızda hayati önem taşıdığı ile ilgili örnekler de verdi.

İzleyiciler

Okur buluşması

“İnternet, kitabın yerini almıyor” haberi

"Medyadan yazılarından biri by

Girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Vahit Paşa Kütüphanesi tarafından Kütüphaneler Haftası için düzenlenen bir organizasyonun davetlisi olarak Yazma Eserler Kütüphanesi’nde bir seminer verdi. Kütahyalı kitap okurlarının katıldığı seminerde kitap okurluğu, çağımızda bilgi ihtiyacının değişimi ve ülkemizde kitaba yaklaşım gibi çeşitli konulara değinildi

Bilgi ihtiyacının kişiye özel olduğunun anlatıldığı konferansta, edinilmiş bilginin önemine dikkat çekildi. Aynı zamanda bir kitabevi ve kitap-cafe kurucusu olan Nazlı, aynı kitaptan iki farklı kişinin ayrı cümlelerin altını çizeceğini, her insanın kendi ihtiyacı olan bilgiyi bulmakla yükümlü olduğunu, bunun için de ömür boyu bilgiye sadece maruz kalan geleneksel yaşayış tarzını değiştirmesi gerektiğini bildirdi.

“Her yeni kitapta ne kadar haklı olduğunuzu okuyorsanız; kitapları yanlış sırayla okuyorsunuz” diyen Nazlı, gerektiğinde bir kitabın daha önce o konuda okuduğunuz bir raf kitabı kütüphanenizden çıkarması gerektiğini söyledi. ‘Az okuyan, okunacak çok fazla şey var zanneder’ sözünü hatırlatan Abdullah Reha Nazlı, sözlerine şöyle devam etti; “İnternet bilgiye ulaşma yollarından biri olmaktan çıkıp bilgiye maruz kalma yollarından biri oldu. Gerçeğin bütünü yerine ilginç olan parçalarının yayılması, doğru bilgilerin bile yararsız olmasına yol açıyor. İhtiyaç duymadığı bilgiler ile beynini dolduran insanımız esnek düşünce yeteneğini kaybediyor ve hantal bilgi yığınları içinde boşa zaman geçiriyor. Bilgininin bütününü sıkıcı bulan insanlar, bilgi adı altında gerçekten uzak içeriklere erişiyorlar. Bilginin kendisi hala kitaplarda, hatta kitapçıya bile ulaşmayan, popülerleşmeyen kitaplarda ve böyle giderse asla da tüm bilgi internette yer almayacak, her zaman kitaplarda olmaya devam edecek.”

Abdullah Reha Nazlı’dan “Kitapsız Okurluk ve Okursuz Kitaplar” semineri

"Etkinlikler/Seminerler yazılarından biri by

Girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Vahit Paşa Kütüphanesi tarafından Kütüphaneler Haftası için düzenlenen bir organizasyonun davetlisi olarak Yazma Eserler Kütüphanesi’nde bir seminer verdi. Kütahyalı kitap okurlarının katıldığı seminerde kitap okurluğu, çağımızda bilgi ihtiyacının değişimi ve ülkemizde kitaba yaklaşım gibi çeşitli konulara değinildi

Bilgi ihtiyacının kişiye özel olduğunun anlatıldığı konferansta, edinilmiş bilginin önemine dikkat çekildi. Aynı zamanda bir kitabevi ve kitap-cafe kurucusu olan Nazlı, aynı kitaptan iki farklı kişinin ayrı cümlelerin altını çizeceğini, her insanın kendi ihtiyacı olan bilgiyi bulmakla yükümlü olduğunu, bunun için de ömür boyu bilgiye sadece maruz kalan geleneksel yaşayış tarzını değiştirmesi gerektiğini bildirdi.

“Her yeni kitapta ne kadar haklı olduğunuzu okuyorsanız; kitapları yanlış sırayla okuyorsunuz” diyen Nazlı, gerektiğinde bir kitabın daha önce o konuda okuduğunuz bir raf kitabı kütüphanenizden çıkarması gerektiğini söyledi. ‘Az okuyan, okunacak çok fazla şey var zanneder’ sözünü hatırlatan Abdullah Reha Nazlı, sözlerine şöyle devam etti; “İnternet bilgiye ulaşma yollarından biri olmaktan çıkıp bilgiye maruz kalma yollarından biri oldu. Gerçeğin bütünü yerine ilginç olan parçalarının yayılması, doğru bilgilerin bile yararsız olmasına yol açıyor. İhtiyaç duymadığı bilgiler ile beynini dolduran insanımız esnek düşünce yeteneğini kaybediyor ve hantal bilgi yığınları içinde boşa zaman geçiriyor. Bilgininin bütününü sıkıcı bulan insanlar, bilgi adı altında gerçekten uzak içeriklere erişiyorlar. Bilginin kendisi hala kitaplarda, hatta kitapçıya bile ulaşmayan, popülerleşmeyen kitaplarda ve böyle giderse asla da tüm bilgi internette yer almayacak, her zaman kitaplarda olmaya devam edecek.”

“Kadın fıtratı mühendisliğe daha yatkın” haberi

"Medyadan yazılarından biri by

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde düzenlenen “Mesleğin cinsiyeti yoktur” etkinliğine konuşmacı olarak katıldı. Dünya üniversitelerince yaygın IEEE’nin (Elektrik-Elektronik Mühendisleri Enstitüsü) “Women in Engineering” (Mühendislikte Kadınlar) kolu tarafından düzenlenen organizasyonda sektörlerde mühendisliğin görev alanlarında kadınların arka planda olmaması gerektiği konuları işlenerek kalıplaşmış örneklerin dışına çıkılması amaçlandı.

Mühendis düşünce yapısını yazarken altı konuda kadınların daha avantajlı olduğunu fark ettiğini söyleyen Abdullah Reha Nazlı, iddiasını sosyoloji ve tıp konularından delileriyle ve başarılı kadın mühendis örnekleriyle destekledi.

“İnsan ilişkileri, mühendislik için önemlidir”

Abdullah Reha Nazlı, mühendislerin insan ilişkileri çatışmalarının en yoğun yaşandığı bir pozisyonda iş yaptığını ve yaptıkları her şey direkt olarak insanları etkilediği için empati yapmayı bilmesi gerektiğini söyledi, İnsan ilişkilerini anlayan birinin iyi bir mühendis olabileğini anlatan Nazlı, konuyla ilgili çeşitli örnekler de verdi. Kendisine “toplum mühendisi” diyen ve hacker ünvanı almış ilk kişi olan Kevin Mitnick’in; sorun büyük çoğunluğunun insan kaynaklı olduğunu, çözümlerin bir çoğunun ise insanlarla konuşmaktan geçtiğini söylediğini hatırlattı. Yüzlerce mühendis arkadaşından yaptığı gözleme göre; kadınların bir ortamdaki sorunların bir an önce gündeme gelip çözülmesinden yana olduklarını söyleyen Nazlı, bu açıdan pek çok sorunun daha başında çözülebildiğini anılarla anlattı.

“Akıl, güçten daha etkilidir”

Mühendisliğin güç yerine akıl kullanmak demek olduğunun anlatıldığı konferansta boğa-matador ilişkisine örnek verildi. “Matador boğa kadar güçlü değildir ancak hızla gelen boğanın önünden yavaşça çekilir. Boğa yavaşlayamaz, manevra yapamaz, duramaz. Matador mızrağını saplar.” diyen Abdullah Reha Nazlı, her ortamda pek çok denge olduğunu, mühendisliğin görevinin kendi lehine olan dengeleri kullanmak olduğunu söyledi. Strateji kitaplarına girmiş “Kuvvetlere karşı durmayın, onları kullanın” ve “Üzerinize doğru bir nehir geliyorsa kenara çekilin” sözlerini hatırlatan Nazlı; mühendislerin baraj inşatından yoğurt bakterilerinin yoğurt üretiminde kullanılmaına kadar hep ortamdaki güçleri lehine kullandığını söyledi. Bir kadın tarafından bulunmuş binlerce yıllık bir spor olan Wing Chun’dan örnek veren Nazlı, aklın kas gücünün ötesine geçebildiğini açıkladı.

“Coprus Collosum, biyolojik avantaj”

Matematiğin mühendislikle ilişkilerini anlatırken “Konu, genellikle sayılardır” diyen Nazlı, solakların neden daha zeki olduğundan Brezilyalıların neden futbolda başarılı olduğuna kadar pek çok cevabın istatistiksel düşünmede gizli olduğunu anlattı. Bilgisayar faresinden araba vitesine kadar pek çok tasarımın sağda olması nedeniyle solakların beyninin iki lobunu da kullandığını söyleyen Nazlı, beynin iki lobunu da kullanmanın mühendislik için de hayati önem taşıdığını ekledi. Beynin iki lobu arasında iletişim kuran beyin parçası olan “corpus callosum”un kadınlarda daha büyük olduğunun bilindiğini söyleyen Nazlı, bunun mühendislik için hayati bir avantaj olduğunu söyledi. Görevi bilgi edinmek değil bilgiyi kullanmak olan mühendislerin daha başarılı olabilmesi için çok yönlü düşünmesi gerektiğinin altı çizildi.

“Annemden örnek alıyorum”

Mühendislikten öğrendiği en önemli prensibin “aşamalandırma” olduğunu söyleyen Nazlı, mühendislikte bu kavrama proseslendirme veya süreçleme dendiğini bildirdi. Günümüz sistemlerinin tümünün proseslendirmelerden ibaret olduğunu anlatırken Gıda Mühendisi gibi Düşünmek kitabında yazdığı örneklere de değindi. McDonalds’ın kuruluşunda sadece garsonu kaldırıp self-servis’i icat etmediği söyleyen Nazlı, aynı zamanda mükemmel bir proses kurarak 30 dakikada üretilen hamburgerleri 3 dakikada üretebildiğini söyledi. İlahi kanunların da bize aşamalandırmayı gösterdiğini anlatan Nazlı, evrenin 6 aşamada yaratılmasından insanın doğumuna kadar geçen safhaların da proseslendirme olduğunu söyledi. Proseslendirme konusunda kadınların daha istekli olduğunu söyleyen Nazlı kendi annesinden örnek vererek; “Büyük yüklerin altından görev dağılımı, planlama ve parça parça çözüm bulma konusunda annemi örnek alıyorum” dedi.

“Eksikler güce dönüştürülmeli”

Atalarımızın biber kuruturken bilmeden su aktivitesini kontrol ettiğini, reçel yaparken şeker ile muhafaza ettiğini, turşu yaparken asitle muhafaza ettiğini anlatan Nazlı, acı yemek kültürü olan bölgelerin ikliminin sıcak olduğuna dikkat çekti. Acı katmanın eti dayandırma yöntemi olduğunu söyleyen Nazlı, buzdolabı olmayan binlerce yıl boyunca insanların acı katmak zorunda olduğunu ama bunu avantaja çevirerek mükemmel gastromik ürünler ortaya çıkardıklarını söyledi. Eksikliği güce dönüştürmenin strateji kitaplarında en önemli konulardan olduğunu söyleyen Nazlı, mühendislik için de hayati önem taşıdığını bildirdi. Tarihte en ilham aldığı kişilerden olan Charlotte Bronte’nin de bunu yaptığını söyleyen Nazlı, verem salgını nedeniyle kısa bir ömrü olmuş Bronte’nin kendisini ve iki kız kardeşini tek bir roman yazmaya ikna ettiğini ve 24-26 yaşlarında ölmelerine rağmen 3 kardeşin de dünya tarihine geçen roman kazandırmalarına dikkat çekti. Charlote Bronte’nin Jane Eyre, Emily Bronte’nin Uğultulu Tepeler romanlarının bugüne kadar geldiğini söyleyen Nazlı, yanlış yapma hakkımız olmasının bizleri büyük şeyler başarmaktan engellediğini bildirdi.

“Avantajlar kullanılmalı”

Steve Jobs’un adeta bir mühendis gibi düşünerek “Tasarım; nasıl gözüktüğü değil nasıl çalıştığıdır” dediğini söyleyen Abdullah Reha Nazlı, mühendisliğin önce işlevsellikle sonra estetikle ilgilenmek demek olduğunu bildirdi. Kadınların pek çok şeyi amacı dahilinde kullandığını, sektörlerde çeşitlilik olmasını sağladığını, ihtiyaçları tepsit ettiğini ve yeni ürünler çıkmasını sağladıklarının anlatıldığı konferansta mühendislik dünyasından bazı örnekler de verildi. Sektörlerdeki çeşitliiklere bakıldığında erkeklerin daha az nesne ile hayatta kalmaya odaklandığını ve çeşitliliği yorucu bulduğunu bildiren Nazlı, kadınların işbitiriciliğe odaklandığını örneklerle anlattı. Mühendislikte basitliğin önemli olduğu kadar sonuçların da önemli olduğunun altı çizildi.

Abdullah Reha Nazlı, konferansının sonunda bu avantajların ancak kullanıldığında avantaj olacağını bildirirken çağımızda işini yapan için geçmiş çağların pek çok dezavantajının ortadan kalktığını, işlerin ve hakların onu talep edenlerin olacağını söyledi. Mühendisliğin aklı kullanmak demek olduğunun anlatıldığı konferansta aklın kadın-erkek için eşit dağıtıldığını, kişiye özgü farkların her zaman elindeki olanakları ve aklı kullanmamakla ilgili olduğu söylenerek konferans noktalandı.

Abdullah Reha Nazlı, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde…

"Etkinlikler/Konferanslar yazılarından biri by

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde düzenlenen “Mesleğin cinsiyeti yoktur” etkinliğine konuşmacı olarak katıldı. Dünya üniversitelerince yaygın IEEE’nin (Elektrik-Elektronik Mühendisleri Enstitüsü) “Women in Engineering” (Mühendislikte Kadınlar) kolu tarafından düzenlenen organizasyonda sektörlerde mühendisliğin görev alanlarında kadınların arka planda olmaması gerektiği konuları işlenerek kalıplaşmış örneklerin dışına çıkılması amaçlandı.

Mühendis düşünce yapısını yazarken altı konuda kadınların daha avantajlı olduğunu fark ettiğini söyleyen Abdullah Reha Nazlı, iddiasını sosyoloji ve tıp konularından delileriyle ve başarılı kadın mühendis örnekleriyle destekledi.

“İnsan ilişkileri, mühendislik için önemlidir”

Abdullah Reha Nazlı, mühendislerin insan ilişkileri çatışmalarının en yoğun yaşandığı bir pozisyonda iş yaptığını ve yaptıkları her şey direkt olarak insanları etkilediği için empati yapmayı bilmesi gerektiğini söyledi, İnsan ilişkilerini anlayan birinin iyi bir mühendis olabileğini anlatan Nazlı, konuyla ilgili çeşitli örnekler de verdi. Kendisine “toplum mühendisi” diyen ve hacker ünvanı almış ilk kişi olan Kevin Mitnick’in; sorun büyük çoğunluğunun insan kaynaklı olduğunu, çözümlerin bir çoğunun ise insanlarla konuşmaktan geçtiğini söylediğini hatırlattı. Yüzlerce mühendis arkadaşından yaptığı gözleme göre; kadınların bir ortamdaki sorunların bir an önce gündeme gelip çözülmesinden yana olduklarını söyleyen Nazlı, bu açıdan pek çok sorunun daha başında çözülebildiğini anılarla anlattı.

“Akıl, güçten daha etkilidir”

Mühendisliğin güç yerine akıl kullanmak demek olduğunun anlatıldığı konferansta boğa-matador ilişkisine örnek verildi. “Matador boğa kadar güçlü değildir ancak hızla gelen boğanın önünden yavaşça çekilir. Boğa yavaşlayamaz, manevra yapamaz, duramaz. Matador mızrağını saplar.” diyen Abdullah Reha Nazlı, her ortamda pek çok denge olduğunu, mühendisliğin görevinin kendi lehine olan dengeleri kullanmak olduğunu söyledi. Strateji kitaplarına girmiş “Kuvvetlere karşı durmayın, onları kullanın” ve “Üzerinize doğru bir nehir geliyorsa kenara çekilin” sözlerini hatırlatan Nazlı; mühendislerin baraj inşatından yoğurt bakterilerinin yoğurt üretiminde kullanılmaına kadar hep ortamdaki güçleri lehine kullandığını söyledi. Bir kadın tarafından bulunmuş binlerce yıllık bir spor olan Wing Chun’dan örnek veren Nazlı, aklın kas gücünün ötesine geçebildiğini açıkladı.

“Coprus Collosum, biyolojik avantaj”

Matematiğin mühendislikle ilişkilerini anlatırken “Konu, genellikle sayılardır” diyen Nazlı, solakların neden daha zeki olduğundan Brezilyalıların neden futbolda başarılı olduğuna kadar pek çok cevabın istatistiksel düşünmede gizli olduğunu anlattı. Bilgisayar faresinden araba vitesine kadar pek çok tasarımın sağda olması nedeniyle solakların beyninin iki lobunu da kullandığını söyleyen Nazlı, beynin iki lobunu da kullanmanın mühendislik için de hayati önem taşıdığını ekledi. Beynin iki lobu arasında iletişim kuran beyin parçası olan “corpus callosum”un kadınlarda daha büyük olduğunun bilindiğini söyleyen Nazlı, bunun mühendislik için hayati bir avantaj olduğunu söyledi. Görevi bilgi edinmek değil bilgiyi kullanmak olan mühendislerin daha başarılı olabilmesi için çok yönlü düşünmesi gerektiğinin altı çizildi.

“Annemden örnek alıyorum”

Mühendislikten öğrendiği en önemli prensibin “aşamalandırma” olduğunu söyleyen Nazlı, mühendislikte bu kavrama proseslendirme veya süreçleme dendiğini bildirdi. Günümüz sistemlerinin tümünün proseslendirmelerden ibaret olduğunu anlatırken Gıda Mühendisi gibi Düşünmek kitabında yazdığı örneklere de değindi. McDonalds’ın kuruluşunda sadece garsonu kaldırıp self-servis’i icat etmediği söyleyen Nazlı, aynı zamanda mükemmel bir proses kurarak 30 dakikada üretilen hamburgerleri 3 dakikada üretebildiğini söyledi. İlahi kanunların da bize aşamalandırmayı gösterdiğini anlatan Nazlı, evrenin 6 aşamada yaratılmasından insanın doğumuna kadar geçen safhaların da proseslendirme olduğunu söyledi. Proseslendirme konusunda kadınların daha istekli olduğunu söyleyen Nazlı kendi annesinden örnek vererek; “Büyük yüklerin altından görev dağılımı, planlama ve parça parça çözüm bulma konusunda annemi örnek alıyorum” dedi.

“Eksikler güce dönüştürülmeli”

Atalarımızın biber kuruturken bilmeden su aktivitesini kontrol ettiğini, reçel yaparken şeker ile muhafaza ettiğini, turşu yaparken asitle muhafaza ettiğini anlatan Nazlı, acı yemek kültürü olan bölgelerin ikliminin sıcak olduğuna dikkat çekti. Acı katmanın eti dayandırma yöntemi olduğunu söyleyen Nazlı, buzdolabı olmayan binlerce yıl boyunca insanların acı katmak zorunda olduğunu ama bunu avantaja çevirerek mükemmel gastromik ürünler ortaya çıkardıklarını söyledi. Eksikliği güce dönüştürmenin strateji kitaplarında en önemli konulardan olduğunu söyleyen Nazlı, mühendislik için de hayati önem taşıdığını bildirdi. Tarihte en ilham aldığı kişilerden olan Charlotte Bronte’nin de bunu yaptığını söyleyen Nazlı, verem salgını nedeniyle kısa bir ömrü olmuş Bronte’nin kendisini ve iki kız kardeşini tek bir roman yazmaya ikna ettiğini ve 24-26 yaşlarında ölmelerine rağmen 3 kardeşin de dünya tarihine geçen roman kazandırmalarına dikkat çekti. Charlote Bronte’nin Jane Eyre, Emily Bronte’nin Uğultulu Tepeler romanlarının bugüne kadar geldiğini söyleyen Nazlı, yanlış yapma hakkımız olmasının bizleri büyük şeyler başarmaktan engellediğini bildirdi.

“Avantajlar kullanılmalı”

Steve Jobs’un adeta bir mühendis gibi düşünerek “Tasarım; nasıl gözüktüğü değil nasıl çalıştığıdır” dediğini söyleyen Abdullah Reha Nazlı, mühendisliğin önce işlevsellikle sonra estetikle ilgilenmek demek olduğunu bildirdi. Kadınların pek çok şeyi amacı dahilinde kullandığını, sektörlerde çeşitlilik olmasını sağladığını, ihtiyaçları tepsit ettiğini ve yeni ürünler çıkmasını sağladıklarının anlatıldığı konferansta mühendislik dünyasından bazı örnekler de verildi. Sektörlerdeki çeşitliiklere bakıldığında erkeklerin daha az nesne ile hayatta kalmaya odaklandığını ve çeşitliliği yorucu bulduğunu bildiren Nazlı, kadınların işbitiriciliğe odaklandığını örneklerle anlattı. Mühendislikte basitliğin önemli olduğu kadar sonuçların da önemli olduğunun altı çizildi.

Abdullah Reha Nazlı, konferansının sonunda bu avantajların ancak kullanıldığında avantaj olacağını bildirirken çağımızda işini yapan için geçmiş çağların pek çok dezavantajının ortadan kalktığını, işlerin ve hakların onu talep edenlerin olacağını söyledi. Mühendisliğin aklı kullanmak demek olduğunun anlatıldığı konferansta aklın kadın-erkek için eşit dağıtıldığını, kişiye özgü farkların her zaman elindeki olanakları ve aklı kullanmamakla ilgili olduğu söylenerek konferans noktalandı.

İzleyiciler

Okur buluşması

“Teknolojiyi kullanış biçimimiz düşünce metodumuzu etkiliyor” haberi

"Medyadan yazılarından biri by

Mühendislik, strateji, matematik ile mantık, felsefe ve psikolojinin buluşturulduğu konferans boyunca iş dünyasında ve hayatta işe yarayacak stratejilere değinildi.

Teknolojinin beyne yardımcı bir araç olarak kullanılmadığında; kontrolsüz bilgi girişi, gereksiz yoğunluk, ekstra duygusal stresler gibi nedenlerle zararlı olduğunu anlatan Nazlı, aynı zamanda zamanla yerleşen alışkanlıkların da insanı sınırlandırdığından bahsetti. Nazlı’ya göre bilgisayar, internet ve telefon kullanılırken kullanılan programlardan alışılagelmiş yöntemlere kadar pek çok tercih düşünce yapısını etkiliyor.

Bilgi Çağını Anlayamadık ve Gıda Mühendisi gibi Düşünmek kitaplarının da yazarı olan Abdullah Reha Nazlı, konferansında şunları söyledi: “Tüm platformlarda düzenlenemeyen bir format kullanmak düşünceyi sınırlıyor. Şirketlerin sürekli yeni lisans satmak için ürettiği formatlar yerine evrensel ve değişmez standartlara odaklanmalıyız. Telefona kayıt ettiğiniz bir şeyi anında bilgisayarda görebilmelisiniz. Dosya alışverişinde bulut teknolojilerin mantığını anlamalı ve kopyalama-taşıma, veri kaybı riski gibi sınırlara hapsolmamalısınız. Bir sunum, yazı veya içerik ürettiğinizde bunu her platformda aynı gözüken formalarda kaydetmeyi öğrenmelisiniz Teknoloji kullanımını ciddiye almamak ve prensipsiz çalışmak düşüncelerimizi sınırlıyor, her zaman çok yönlü ve özgür düşünmeliyiz.”

“İşlerimizde Prensibimiz Kusursuz Olmak Değil, Hatasız Olmak Olmalı” haberi

"Medyadan yazılarından biri by

Mühendis, girişimci ve yazar Abdullah Reha Nazlı, Gaziantep Üniversitesi’nde mühendislik fakültesi öğrencilerine konferans verdi. Mühendisliğin hayata yansımaları, stratejik düşünme ile mühendisliğin ortak noktaları üzerine gerçekleşen konferansa çeşitli bölümlerden öğrenciler katıldı.

Gıda Mühendisi gibi Düşünmek kitabının da yazarı olan Nazlı, bugünkü gıda güvenliği standartlarının ilk olarak NASA tarafından başlatılan bir uygulamadan esinlenilerek ortaya çıktığını anlattı. Uzaya gönderilen astronotların yiyeceklerinin sıfır hatalı ve hiçbir mikroorganizma içermeyecek şekilde üretilmesinden yola çıkan düşüncenin bugün marketlerdeki tüm ürünler için geçerli olduğu bildirildi. Gıda güvenliğinin bir ürünün size zarar vermeyeceğini garanti etmesi anlamına geldiğini anlatan Nazlı, baştan doğru yapma anlayışının her işimizde prensibimiz olması gerektiğini kaydetti.

Nazlı sözlerine şöyle devam etti: “Yanlış yapma hakkı ne kadar fazlaysa o kadar hatalı oluyoruz. Daktiloda yazmayı öğrenenler klavyede öğrenenlere göre çok daha istikrarlı oldular çünkü tek hatalarında kağıt çöpe gidiyordu. Silgimize güvenip kalemimizi dilediğimiz gibi kullanmamalıyız. Batıda baştan doğru yapmak anlayışı ile mühendislik gelişmişken bizde önce yapıp sonra düzeltme mantığı ile işçilik gelişmiştir. Mümkün olan en az enerjide en fazla işi yapmak esastır. Kusursuz olmak zorunda değiliz ancak hatasız olabiliriz. Deneme-yanılma ile doğruya ulaşma yöntemlerini bırakıp düşünceye daha çok zaman ayırmalı ve nokta atışı işler yapmalıyız.”